10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2020 22:12
Aslında Albert Camus' u yabancı ile tanıdım ama önce Sisifos söyleni' ni okudum. Sonrasında yabancıyı okudum iyiki de öyle yapmışım. Çünkü Sisifos söyleni çok daha felsefi ve deneme olduğu için çok daha ağır. Her cümle başlı başına bir kitap resmen. Işte orada geçen absurd/ uyumsuz kavramı bu kitapta cuk diye oturuyor. Çünkü baş karakterimiz tam bir uyumsuz. Ama okurken o kadar imrendim ki herife anlatamam... Varlık amacını çok saçma buluyor, yokluk amacını da öyle . Yaratılış onun için saçma yaratıcı mı o kim ?? Yani biraz asosyal, biraz nihilist , biraz absurd bir karakter. Ama tüm bunlara rağmen hayat dolu. Hayat dolu derken şöyle ; onun için her şey olur. Hayatında derin bir keder, ızdırap, mutluluk vs gibi keskin duygular yok... Ama o bu tekdüzelikten hoşnutsuz değil bilakis hoşnut bile sayılabilir. Hiç bir şeye isyan etmiyor dahası ona yapılan neredeyse her teklife tamam , evet diyor. Hayatın geçici olduğundan gayet emin. 20 yıl yaşamak ile 100 yıl yaşamak arasında pek de bir fark yok onun için. Ama yine de ölümden korkuyor dahası belirsiz olan geleceği yaşamaktan da bir o kadar korkuyor. Bu kadar absurd ve tezat işte karakter. Tek kelimeyle efsane fakat... Insan neye maruz kalırsa ona alışır diyor. Sevmediği şeye de alışır kendini onu beklerken bulur diyor. Gerçekten öyle de değil mi ? Kitabın sonunda da varoluş amacını tamamlıyor bence ve artık korkmak kelimesi de onun için anlamını yitiriyor. Dayanılmaz hafifliği her şeyi ile kucaklıyor... Bu arada kitabın satır aralarında ırk ayrımcılığı , cinsiyet eşitsizliği , adalet sisteminin güzelliği ( ! ) gibi bir çok konuyu da yavaş yavaş işliyor yazar. Ben korkarak başlamıştım ama nasıl bitirdiğimi bilemedim. Tavsiye ederim
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2020137,5bin okunma
·
2 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.