Türk Edebiyatı konusunda zayıf hatta neredeyse sıfır olduğumu hep söylüyorum. Peşine de “kendimi çok da eksik hissetmiyorum da” diye eklediğimde de sinirlenen, söven, hatta nasıl bir okur olduğumu sorgulayan (ki bu nasıl bir şeydir, ben de bilmiyorum) bile oluyor. Varsın, olsun. Okulda zorla okutulanlardan kendim merak edip okuduklarıma kadar bazı istisnalar dışında okuduğum Türk romanlarını sevemedim, o aradığım hissi, vs. bulamadım. Bu yüzden de Türk yazarlar söz konusu olduğunda benim ne sevdiğimi bildiğine ve kendi zevkine de güvendiğim insanların tavsiyeleriyle ilerliyorum. Ayfer Tunç da bu kişilerden sürekli duyduğum bir isimdi. Osman isimli yeni romanının çıkmasıyla Instagram’daki #bookfriend’lerimden birine itiraf ettim hiç okumadığımı ve elimde hangi kitaplarının olduğunu gösterdim (Teşekkürler, Gülşen!). İşte böylece ilk okuduğum Ayfer Tunç kitabı Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi oldu ve sonuncu da olmayacağı kesin.
zimlicious.com/bir-deliler-evi...