Bu bir roman değil, Christiane'nin kelimesi kelimesine gerçek, yaşanmış tüyler ürpertici öyküsü... Bu kitabı oluşturan anılarını anlattığında Christiane 16 yaşındaydı. 12 yaşında esrara, 13 yaşında eroine başlamıştı. Müptela oldu. Sabah okula gitti, öğleden sonra kendisi gibi eroinman olan arkadaşlarıyla birlikte fahişelik yaparak eroin parası kazandı. Annesi, tam 2 yıl kızının bu ikili yaşantısını fark etmedi. Christiane, kendisini uyuşturucu kullanmaya iten rahatsızlıklarını, tepkilerini ve çocukluktan genç kızlığa geçme çağında eroinman olarak anlatmaya çalıştı bu kitapta.
Anne ve babanın ihmali, bir çocuğu ne kadar kötü alışkanlık varsa hepsine itiyor işte... Çocuklarımıza kötü alışkanlıkların zararlarını anlatıp doğruyu göstermeli ve daha fazla vakit ayırmalı, onları yalnızlığa sevk etmemeliyiz. Aslında hep çocuklarımıza güvenip çevreden sakınırız değil mi? ama her ebeveyn çocuk doğurup kenara atmak yerine onları en düzgün bir şekilde, doğruyu yanlışı ayırt ederek yetiştirmeye çabalarsa, artık toplumda, hatta tüm dünyada korkulacak bir çevre kalmaz. Gerçek hayatın acımasızlığını kaldırabileceksiniz okuyun derim. Hatta mutlaka okuyun. Genç kızın bile diyemiyorum daha bir çocuğun yaşadıklarını okurken, kendinizi onun yerine koyun. Koyun ki anlayın onu, koyun ki hissedin, koyun ki sizde yaşayın onun yaşadıklarını...