Puan vermedi·490 syf.··Beğendi
· Eski İstanbul ve Eski Türkiye konulu romanlari sevdigimi bu romanla daha iyi anladim.Hikaye basit sıradan bir hikaye ama Orhan Pamuk karakterlerin düşüncelerini duygularini psikolojilerini hem yazarin hem de karakterlerin kendi agizlarindan okadar guzel anlatmis ki yillar gecmesin her yil her gunu anlatsin da bu kitap bitmesin istedim.Cok guzeldi.
86 dogumli olmama ve İstanbullu olmamama ragmen Anadoludan İstanbul’a baslayan goc firtinasini arazilerin nasil parsellendigini nasil sahip cikilip gelisen İstanbulda ucsuz bucaksiz tepelerin nasil degerlendigini adim adim okuyup kabaca bir fikir sahibi oldugumu soyleyebilirim.
Bunun yaninda bir adamin yurekten gelen safligini hic bozmadan degisen hayat sartlarina ragmen iyiligin guzelligin ve safligin nasil bozulmadan korunabildigini gordum.
Simdilerde cok nadir olarak senede belki 1-2 defa duydugum cocuklugumda kisin hemen hergece kapimizin onunden gecen bozacilarin seyyar saticilarin neler yasadiklarini insanlarin hayatlarini ne sartlar altinda surdurebildiklerini ve daha bir suru sey ogretti diyebilirim bu kitap bana . Kisacasi sicacik bir hikaye sizi sıkmadan yormadan akip gidiyor. Cesit cesit duygulara sokuyor.
Masumiyet muzesinden sonra okudugum bu 2. Orhan Pamuk kitabi sanirim sonuncu olmayacak.
Saygilarimla...