Puan vermedi·360 syf.····Okunma: 21 Kasım 2020 23:21 Kitaba karşı her zaman bir ön yargım vardı; sıkılacağımı, yarım bırakacağımı düşündüğüm için okumaya hiç yeltenmezdim. Ancak yıllardır Eylül’ü okumamakla ne kadar büyük bir hata ettiğimi anladım. Tasvirler, bazı yorumlarda yazılanın aksine bana hiç ağır gelmedi. Aksine, iki insanın ruh hali o kadar ustalıkla yansıtılmış ki, o duyguları bizzat yaşıyormuşum gibi hissettim.
Kadınlara asla güvenmeyen, onların aldatıcı ve yalancı olduğunu düşünerek evliliği aklından bile geçirmeyen Necip’in; yakın arkadaşı Süreyya’nın eşi Suad’a aşık olması büyük bir çelişki gibi görünebilir. Elbette yaşananların etik olduğunu savunmuyorum ama insan aşık olacağı kişiyi seçemiyor; eylemlerini kontrol edebilse de duygularına yön veremiyor. Bu kitapta bu gerçeği iliklerime kadar hissettim.
Hayatta hiçbir zaman tek bir doğru veya yanlış yok. Doğrular, içinde bulunduğumuz şartlara göre değişkenlik gösterebiliyor; Eylül de bize tam olarak bunu gösteriyor. Keşke bu kitabı okumayı bu kadar ertelemeseydim. Eğer hala okumayanlar varsa, şans vermelerini öneririm.