6/10
·696 syf.··
2016 32. kitabı
·
45 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2016 17:14
Neden istenilir bilmiyorum ama bir kitabı okurken yarım bırak mı istiyorsunuz ya da okuduğunuz bir seriye bir güzel sinir olup hatta daha da ileri gidip o seriyi yarım bırak mı istiyorsunuz, işte tam da karşınızda bu dediğim üzücü durumlar için hayal kırıklığına eş değer bir kitap. Oysa her şey ne kadar da güzel başlamıştı, Locke Lamora'nın Yalanları gibi son derece orijinal bir konuya sahip, farklı bir fantastik eser yazabilen yazarımız hemen daha devamında gelen ilk kitabında bu kitabı nasıl yazmış ya da yazamamış anlayamadım. Serinin 584 sayfalık ilk kitabını Scott Lynch yazdıysa ve bununla beraber bu kitabın ilk 160 - 170 sayfasını da aynı yazar yazdıysa bu kitabın kalan ortalama 500 sayfasını kim yazdı bilmiyorum. Şu şekilde de düşünebilirim bu kitabın son 500 sayfasını Scott Lynch yazdıysa en baştaki 160 - 170 sayfayı ve ilk kitabı kim yazdı onu da hiç bilmiyorum. Seriyi okuyan her okur olarak biliyoruz ki Centilmen Piç serisini sevdiren, okunacak bir seri yapan ilk kitabın adından da anlaşılacağı üzere Locke'un yalanları, hırsızlıkları hatta özellikle çalma yöntemleri ve arkadaşları ile girdiği büyük bir soygunun içinde oluşan yan olaylar diye rahatlıkla söylebiliriz. Ee soruyorum şimdi hani bu kitabın içinde 500 sayfa boyunca (evet 500 sayfa, bu 500 sayfalarda hatta beşte birinde ne yazarlar ne kitaplar çıkartıyorlar) Centilmen Piç Serisi'nin özellikleri? Nerede seriyi seri yapan unsurlar? Maalesef hiçbiri kitabın başı hariç yok aksine bayan betimlemeler ile kendini tekrar eden muhabbetler ve tamamen gereksiz konular ile dolu. Devamı SPOILER ama emin olun bu kitaptan daha güzeldir. Kitabın ilk cümlesi dahil her şey çok güzel başlamıştı; hatta ilk kitaba göre daha bir güzel, daha bir komik, daha bir yüksek heyecanla başlamıştı. Yazarın dilini biraz daha argolaştırması bana göre kitabı daha güzel daha okunur hale getirmiş diye düşünüyordum ama gelin görün ki biraz okuduktan sonra kitapta bir betimleme furyası başlıyor ki, ne betimlemeleri kafamda canlandırabiliyorum ne de okuduğumdan bir şey anlayabiliyorum. Bir şeyler eksik, bir şeyler olmamış betimlemelerde. Bu olmamış betimlemeler, anlamsız cümleler eşliğinde kitap yavaş yavaş artık kendini okutmayı zorlaştırırken, olay kurgusunda da Locke ve Jean'in planladıkları soygunu bir şekilde zehirlenip soygunu bırakmak zorunda kalıp devamında da denize açılmaları gerekiyor. Buradan sonra açıkçası kitap kendini daha da güzelleştirecek derken işte tam da buralarda tabir-i caizse kitap su koymaya başladı ve Locke'u bu sefer korsan olarak okuyup heyecanlanacağız diye düşünürken aksine heyecan artacağına gittikçe kitap hızında daha da fazla irtifa kaybetmeye başladı ve tamamen okunmasını zorlaştırdı. Birbirini tekrar eden cümleler, birbirini tekrar eden ama tamamen gereksiz olan konular, tam 3 - 4 sayfa boyunca "Bunu bana neden söylemedin Jean?" ve "Neyi söylemedim Ezri, hemen açıklayayım" gibi aynı cümleler ama sadece cümle içindeki kelimelerin değişmesi sonucu yapılan varyasyonlarla oluşan yeni yeni sayfa sayısını çoğaltan cümleler ve insanı bayıltan yazık olan zamanlar. Kitap tek kelime ile sayfa 200lere doğru elimde sürünmeye başladı ve sonuna kadar da süründü. Yazar çıkıp açıklama yapsa ve deniz yolculuğu insanları tuttuğu için ben de bu sayfaları bilerek bu şekilde okuttum ve sizleri de baymasını istedim der ise o zaman kitap hakkındaki tüm görüşlerim tamamen değişir. Kitap sonlarında Locke ve yanındakiler karaya çıktıktan sonra biraz heyecanlanıyor, belki de serinin esas moduna dönüyor olabilir ama fiyasko 500 sayfadan sonra insanda hiç zevk bırakmıyor gerçekten. Nasıl desem bilemiyorum hani bazı kitapları okurken sonraki sayfa/sayfalarda neler olacak diye meraklanır adeta hızlıca sayfaları yutup okuruz ya işte bu kitapda da sonraki sayfa/sayfalarda acaba neler olabilir ki, yazar konuya ne verebilir de kitap bir moda girer diye okudum maalesef. Sonuç olarak seriye devam edeceğim ama umut bu toprakları çoktan terk etti artık.
Kızıl Gökler Altında Kızıl DenizlerScott Lynch · İthaki Yayınları · 2015687 okunma
·
307 Gösterim
8 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Uğur
Gönderi Sahibi
Dediğiniz gibi sona doğru toparladı demek bana göre yetmiyor sadece az biraz iyiydi ama dediğim gibi koskoca gereksiz bir 500 sayfa okuduktan sonra, seri ile tamamen alakasız bir 500 sayfa okuduktan sonra maalesef sonun bir manası olmuyor benim için. Son kitap için inanın hiç beklentim yok aksine ne zaman okurum bilmiyorum.
Uğur
Gönderi Sahibi
Hocam tabii ki bu benim düşüncem ama burası ve başka sitelerde de benim beğenmediğim kısımlara eleştiri yapılmış. Yine de Locke'u tanıman için okumanı tavsiye ederim, ilk kitap gerçekten güzel .
Uğur
Gönderi Sahibi
Dediklerinde haklısın ama senin de dediğin gibi birçok forum sitesinde de zaten kitap eleştirildiyse, benim okurken içinde bulunduğum halet-i ruhiye ve okuma sürem pek de etken değil gibi sanırım belki de bazı okurların sevdikleri yazarı ortama uymak için fazla kötülemeyi seçmemeleri bende de olmayabilir. Çünkü hiçbir farklılığım olmadı okurken ve kitap tamamen kendi kendine beni kendinden uzaklaştırdı.
Uğur
Gönderi Sahibi
Haklısınız, biraz beklemek en iyisi.
Uğur bence de fazlasıyla ağır bir eleştiri olmuş. Tamam ilk kitabın hızına yakalayamasa da bir tık altındaydı ben kitabı bitirdiğimde neredeyse ilk kitaba yakın keyif almıştım. Hele o bazı forum sitelerinde de eleştirilen seninde bahsettiğin betimlemeler benim kitapta en keyif aldığım yerlerdi. Daha önce de demiştim sana belki de yazarla frekanslarımız tuttuğu için bu kadar keyif alıyorum. Her zaman derim bir kitaptan alınan haz, kitabı okurken içinde bulunduğun haleti ruhiye ve okuma süresi ile doğru orantılıdır. Bir kaç kez bana da oldu bir kitabı okurken öyle veya böyle bir şekilde soğumuşsam kitaptan dünyanın en iyi kitabıda olsa o noktadan sonra yazılanlar hiçbir anlam ifade etmiyor ve eziyete dönüşüyor. Anladığım kadarıyla sen de böyle bir şey yaşamışsın. Sana tavsiyem bu kitapla aranı düzeltmeden seriye devam etme :)
Reklam
Dediklerinizin çoğu doğru olsa da biraz insafsız davranmışsınız sanki? Tamam ilk kitabın çok gerisindeydi ve deniz bölümleri de serinin kalitesine yakışmayacak biçimde sıkıcıydı ancak bu kadar kötü değildi bence. Sona doğru toparladı en azından, o son bölümler olmasa dedikleriniz daha doğru olurdu diye düşünüyorum. Ve diğer kitabı okuyacaksanız beklentilerinizi en aza indirin derim, bundan daha güzel olsa da ilki kadar iyi değil kesinlikle.
Anladım, o zaman zaman verin kendinize ve önyargılarınız biraz kırılsın. Ve kitapları uzun sürelerde okumak insanın tahammülünü azaltıyor, diğer kitabı daha hızlı ve severek okursunuz umarım. Bende yazarın serideki bu düşüşüne oldukça üzüldüm, ilk kitapta her şey öyle güzeldi ki daha azı insanı tatmin edemiyor ne yazık ki.