Gönderi

8/10
·304 syf.··
2020 27. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2020 14:25
bunu pek çok yerde görmüşsünüzdür 'küçük prens' gibi bir kitap diye. onun gibi olması güç yeri hala ayrı. ama momo da kendi başına çok samimi sıcak insanı sevgi pıtırcığına dönüştürecek bir kitap. yaşadığım zamanı onun gözünden gördükçe otomatik birer hayatımız olduğuna iyice kâni oldum. ama bunu robotlaşmadan yaşanılan birer âna dönüştürecek olan da yine bizleriz. nasıl mı? "yol üstünde oynayan çocukları gören sürücüler arabalarını durdurup onlara gülümseyerek bakıyor, hatta bazıları araçlarından inip onlarla beraber oynuyordu. caddelerde karşılaşan tanıdıklar durup birbirlerinin hatırlarını soruyor, ayaküstü sohbet ediyorlardı. işe gidenlerin artık pencere önlerindeki çiçekleri seyredecek ya da küçük bir kuşa yem atacak kadar vakitleri vardı." momo böyle kurtulduğunu anladı dünyanın. behçet necatigil'in dediği gibi 'siz geniş zamanlar umuyordunuz çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek' sırasını bırakıp anın keyfine varmayı hatırlatıyordu momo. seviyorsan git konuş benceyi özetlemiş. taktik maktik yok. bam bam bam. kendi kalbimizi hatırlarsak zarif adamın kafamıza vurar gibi bize söylediği, o zaman kendi dünyamızı kurtarırız. kimbilir başkalarının dünyalarına da ışık oluruz. neydi "derken karanfil elden ele". çok mısralı oldu bu inceleme. ben buna zaten inceleme de demem. ama ruhsuz ilerleyen adımlara bir anlık nefes katmak adına okutun bu kitabı. küçük ve unuttuğumuz ayrıntıların güzelliğini kafanıza dan dan diye vuruyor. ayşe ve nur bunu kim okuyorsa ya da okumuyorsa da kendi dünyasına geri dönüyor.
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,2bin okunma
19 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.