Gönderi

Ben zamanı olmayan adamım.
10/10
·816 syf.··
Beğendi
·
2020 137. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2020 16:51
Nereden başlasam bu eşsiz romanı övmeye? Önceden de Stephen King okurdum ancak ne şanslıyım ki, en güzel eserlerini diline ancak alışabildiğim vakitlere bırakmışım. Öncelikle, 22/11/63 Stephen King'in günümüze yakın tarihlerde yazdığı romanlarından biri ve benim de güncel romanları arasında okuduklarımdan ilki. 2011 yılında yazılmış ve eğer daha önce okuduklarınız 20-30 yıl önce yazdığı romanlarsa dilindeki değişimi ve uyumu hemen yakalayabiliyorsunuz. Bu anlamda diğer romanlarına kıyasla çok daha samimi ve doğal bir anlatım karşılıyor sizi; kesinlikle hala kaliteli ve başarılı ancak daha akıcı bir anlatım... Kitabın başından beri her sayfa bir film karesiymiş gibi gözünüzde canlanıyor sanki. Öyle ki, kitabı bitirdiğimde hem uzun soluklu bir roman okumuş gibi hem de uzun soluklu bir film izlemiş gibi hissettim. Kurgu ve kurguyu oluşturan unsurların işlenişi konusunda King tam bir usta (okuduğum yedi kitabından sonra bunu rahatlıkla söyleyebilirim). Tüm karakterle öyle dengeli bir şekilde yer vermiş ve ana karakterimizin yaşamına sokmuş ki, kitap bittiğinde yokluklarını hissetmemek neredeyse imkansızdı. 60'lı yılların siyasi durumu ile ilgili kurguyu güçlendirici ölçüde bilgi olduğu söylenebilir; ne çok ayrıntı ne de çok yüzeysel. Öte yandan, hiç bilmiyorsanız Küba krizi ile ilgili kısa bir araştırma yapmanızı öneririm. KPSS sağ olsun, benim buna ihtiyacım olmadı. Yine de başka bir ülkenin siyasetine, hele ki geçmiştekine, pek hakim olmadığım için zaman zaman anlayamadığım yerler olmadı değil. Belki bu anlamda kitap daha kısa tutulabilirdi ancak Stephen King'e olan körü körüne bağlılığımdan ötürü 'üstat en iyisini bilir' diyerek naçizane fikrimin hiç de arkasında durmayacağım. Elbette bu bir kurgu, tarihi bir gerçekliğe dayanıyor olsa bile. Yani Kennedy suikastının iç yüzü hiç de kitapta olduğu kadar net değil; sanırım bu yüzden Stephen King'in bu konuyla ilgili yazmasını ve hissettiği eksikliği anlayabiliyorum. Boşlukları kurgu ya da değil, bir şekilde kapattığı için onu takdir ediyorum. Eğer hala okumadıysanız ben daha fazla övmeden mutlaka okuyun ve kendiniz görün. Bundan sonrası okuyanlar için... -SPOILER- -SPOILER- -SPOILER- O son neydi öyle... Gözümde yaş kalmadı, hala acısını çekiyorum. Beni ölümden daha çok etkileyen bir son şekli varsa o da tam olarak böyledir. Son bölüme kadar yalnızca bir burukluktu ancak o son bölüm beni mahvetti. Stephen King her ne kadar korku türüyle ortaya çıksa dahi, onun harika bir aşk romanı yazmak konusunda ne kadar da başarılı olduğunu göğsümü gere gere söyleyebilirim artık; hem de en duygusal, en acıklı olanlardan. Uzun bir süre Jack -pardon George'un sevme şeklini unutabilir miyim bilmiyorum. Tüm güzel anıları ve sahip oldukları sevgiyi tek başına yüreğinde taşıması benim için çok acı vericiydi. Ne diyebilirim ki, Stephen King okuyucuyu nereden yaralayabileceğini iyi biliyor. Sanırım hissettiğim burukluk ve eksiklik bir süre daha karnımda yer bulacak.
22/11/63Stephen King · Altın Kitaplar · 20214,170 okunma
·
47 Gösterim
2 Yorum
22/11 tarihinde başladığım bu mükemmel kitaba sınavlarım dolayısıyla devam edemedim ama aralık ayının ilk kitabı olacak belli oldu...
Undómiel
Gönderi Sahibi
Lanet sınavlar...
Gözlerim hala yaşlı.. Toparlanamıyorum bir türlü. Beni en çok sarsan bir sonla bitirmiş. Stephen King’ in daha önce yazdığı romanlardan tamamen farklıydı ama mükemmeldi bencede. Sonuna kadar katılıyorum sana
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.