Sevdiğim bir şair Kadın der ki;
“Kağıttan gemiler yaptım kalbimden
Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
Aşk diyorsunuz,
Limanı olanın aşkı olmaz ki bayım..!”
Sanki şiirin içinden geçen bir hayat hikayesini yaşar gibi okudum Fadi’nin hayatını...
Yoksunluğunu acılarını..
Aşktan anlamayan bencil bir adamın krallığını kaybedip insan oluşunu da..
Kenan Baran; o yıkılmaz, dayanılmaz, karşı konulamaz Kral..Öyle bir düştü ki tahtından .Düştüğü yerde kendini yeniden tanıdı, yeniden keşfetti içindeki benini. Ve gördü ki kaybetmek ,kazanmaktan daha çok öğretiyor hayatı. Gördü ki incilmek daha çok güçlü kılıyor insanı inciltmekten.
Aslında yaşanmışlığımız ne olursa olsun çocukluğumuzdan gelen korkuların ezberini yaşatıyormuş bilinç dışımız bize..
#gülserenbuğdaycıoğlu nu okudukça korkularımla yüzleşip daha bir güçlü bakıyorum hayata..
Şiddetle okunmasını tavsiye ettiğim listede yerini almış bulunmakla birlikte;
altını çizdiğim anlamlı paragrafı sizinle paylaşıyor,
Keyifli okumalar diliyorum..
🕊
“Mutsuzluğunu kadere yükleme. Savaş onunla.
Mutluluğun peşine düş. Her yerde ara onu. Mutluluk emekle, çabayla, birikimle, acı çeke çeke gelir insana. Üstelik her emek, her caba, her birikim, her acı mutluluk getirmez..”
🕊
“Hayat böyledir işte. Bir kapıdan girer, öbüründen çıkarsınız. Göz açıp kapayana kadar gider hayat... Kimse ne o kapıdan içeri girdiğini bilir, ne de çıktığını. Biz de çıkacağız bir gün. İnsan bazı şeyleri anlıyor anlamasına da, biraz geç oluyor. Belki de bu, işin doğasında var. Tam anladım derken bir de bakmışsınız ikinci kapı açılıveriyor. Ben hala buralarda olduğuma göre, demek ki öğreneceğim daha çok şey var..”