Gönderi

10/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2020 41. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2020 19:02
Reşat Nuri Güntekin’in bende yeri hep ayrıdır. Çocuk kitaplarından sıyrılıp artık yavaş yavaş genç kızlığa adım attığım 6. sınıfta Türkçe öğretmenimin önerisiyle Çalıkuşu’nu okumuştum. Daha sonraki yıllarda lisedeki edebiyat öğretmenimiz Anadolu Notları’ndan kısa parçalar okurdu bizlere. Seneler sonra da yine bir öğretmenin hayatından izler taşıyan ‘Acımak’ı okumak nasip oldu. Ben 6. Sınıfta karar vermiştim öğretmen olmaya. Azmedip iyi bir puanla Anadolu Öğretmen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birinde okuma şansına eriştim. Şu an öğretmenlik hayatının 7. Yılını yaşayan biri olarak diyebilirim ki iyi okullarda okumak hayatı okuyabilmenin yanında bir hiç kalıyormuş. İlk mezun olduğumda Zehra gibi mükemmeliyetçi, Müşfik Bey kadar da çalışkan ve hayat çizgisinin, defterine memuriyete ilk başlarken not aldığı değerler gibi gideceğine inancı tam olan biriydim. Fakat bazı şeyleri yaşayıp gördükçe ve iş yaşamının gerçekten öğrencilikten çok farklı bir kurtlar sofrası olduğunu gördükçe benim de düşüncelerim değişmeye başladı. Özellikle insanlara olan güvenim çok hatırı sayılır derecede azaldı. Öğretmenlikle ilgili, kitapta bir nokta dikkatimi çekmişti: “Şu ağaçlara bakınız, dedi. Zehra'nın ruhunu ve çocuklara verdiği terbiyenin cinsini göstermek için bunlardan iyi misal olamaz... Bahçede ne kadar sakat, cılız, çarpık ağaç varsa sökmüş, bütün emeğini kuvvetli ve güzel olanlara sarfetmiştir; onların asker taburları gibi intizamla saf saf dizilmelerine çalışır; sivri tepeleri kestirir; fazla dalları budar, hâsılı, hepsini birbirine benzetir. Birinin ötekinden büyük ve başka türlü olmasına tahammül edemez. İnsan, şu bahçeyi âdeta bir fabrikadan çıkmış zannedecek...” Mesleğimin en başında ben de böyleydim. Herkes her şeyi öğrenmeli, hepsi muntazam birer birey olarak yetişmeliydi. Fakat unuttuğum bir şey vardı ki bu çocuklar aynı verimli toprağın çocukları değiller. Mükemmeliyetçiliğim öğrencilerimin yaşadıklar sıkıntıları, ailelerinin problemlerini gördükçe azaldı.Bu mesleğin en büyük getirisi sanırım empati yeteneğimi geliştirmesi oldu. Öğretmenlik sadece bildiklerini aktardığın bir meslekten ziyade duygu yönü çok ağır basan, insan sevgisi ve merhamet duygusu olmadan yapılamayacak bir meslek. Artık öğrencimle ilgili bir problem olduğunda biliyorum ki kesinlikle ailesinde bir problem var ve nitekim veliyle görüştüğümde bu saptamam hemen doğrulanıyor. Zehra’nın acımasız olması ya da Müşfik beyin bu bedbaht yaşamı çekmesinin nedeni de ailede yatıyor işte. Olaylara hiçbir zaman tek yönlü bakılmamasını çok güzel vurgulamış bu kitap... Okuyun, okutturun.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 200251,5bin okunma
·
5 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.