"Umudunu kaybeden bir halkın hikayesi bu" kitabın genel tanımı bu cümle aslında. Yinede konusundan biraz bahsedeceğim. 1518 yılında Strasbourg'da görülen bir histeri vakası ele alınmış. Öyle bir dönemki kıtlık hat safhada insanlar buldukları her şeyi yiyorlar hatta evlatlarını bile. Çocuğunu yemek istemeyen bir anne ise ona kendince kolay bir ölüm yolu bularak evladını nehrin serin sularına bırakıyor. Ardından ise suskunluk içerisinde dans etmeye başlıyor. Bu dansa eşlik edenlerde oluyor. Fakat
dans furyası bir yerde çığrından çıkıyor ve yüzlerce kişiye ulaşıyor bu insanlar günlerce durmadan yemeden içmeden ölünceye kadar dans ediyor. İnsan psikolojisinin farklı bir boyuta ulaştığı durum bizlere anlatılıyor. Farklı ve kısa kitap.
Sevgilerimle.