5/10
·724 syf.··
2020 22. kitabı
Tutunamayanlar (5/10) #kitapyorumu Sabreden derviş muradına ermiş, diyerek okumaya başladığım kitabı çıldırarak, iç sıkıntılarımı susturmaya çalışarak, dervişlikten ziyade derdime derman aramak adına kitap yolculuğuna devam edecek bir okuyucu olarak karşınızdayım. Tutunamayanlar, kesinlikle benim kitabım değilmiş, bunu anladım. İnanılmaz büyük bir heves ve umutla başladım. O herkesin dilinden düşürmediği, tabir-i caizse pelesenk olmuş bu kitabı kesinlikle okuma vakti geldi demiştim ki... Kesinlikle alışılmışın dışında olan bu kitap beni okurken inanılmaz zorladı, dilinin ağırlığı altında ezip parçaladı diyebilirim. Kitap genel itibari ile Turgut isminde genç bir mühendisin arkadaşı Selim'in ölümünü kabullenemeyişi ile birlikte onun hayatını daha derinleri ile tanımaya çalışması üzerine olan kelimelerle uzanıyor. Selim'in naifliği ve kırılganlığı, Turgut'un onun hayatını anlamaya çalışması, insanları tanıma mecaliyle yıpranmasını sizlere sunuyor ve en sona ölümü bekleyen bir adamın mektupları ile zihnini bütünleştiren bir Turgut ortaya çıkıyor. Kitaptaki diyaloglar tek bir paragraftan oluşuyor desek yeridir. Ancak bu paragraf upuzun cümleler ve sınırlı noktalama işareti ile süslediği için çoğu zaman kim konuşuyor, kim ne diyor, okurken afallıyorsunuz. Ama bunun en mühim nedeni kitaptaki bu uzunlukların baş karakterin zihninin içerisinden geçmesi sanırım. Bu yüzden bir sayfa, noktalamalardan uzak bir halde tek cümle oluşturmaya yetiyor. Ben başlarken koca bir akıcılık beklediğimden dolayı hayal kırıklığı yaşadım, sıkıntılara uğradım diyebilirim. Bundan dolayı ortalama bir puan veriyor, Oğuz Atay'ın diline alışırsanız okumanızı temenni ediyorum. #alıntı "Önce kelime vardı," diye başlıyor Yohanna'ya göre İncil. Kelimeden önce de yalnızlık vardı. Ve kelimeden sonra da var olmaya devam etti yalnızlık... Kelimenin bittiği yerde başladı; kelime söylenemeden önce başladı. Kelimeler, yalnızlığı unutturdu ve yalnızlık, kelimeyle birlikte yaşadı insanın içinde. Kelimeler, yalnızlığı anlattı ve yalnızlığın içinde eriyip kayboldu. Yalnız kelimeler acıyı dindirdi ve kelimeler insanın aklına geldikçe, yalnızlık büyüdü, dayanılmaz oldu.
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
·
225 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.