·235 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Aralık 2020 03:36 Sarı Sıcak //Yaşar KEMAL
Son zamanlarda hikaye/öykü, roman yazarlarına uzun bir aradan sonra tekrar yöneldim.
Yazma süreçleri, kullandıkları dil, gözlem, tasvir etme durumları vs. vs... Yanı bir eser ortaya çıkar-ılır-ken hangi aşamalardan geçildiğini uzun bir zamandır küçük bir not defterime kayıt alıyordum; çünkü ben de yaklaşık bir yıldır bir hikaye kitabını yazmak istedim ve kısa bir zamanda 'KIŞ SABAHININ IŞIĞI' nasip olursa yayın evinden çıkacak. Buraya kadar kitabın incelemesi ile alakalı bir şeyler söylemedim; çünkü bu notu yazmak zorunda kaldım 'sarı sıcak 'ı okuduktan sonra (22 farklı hikaye) de yazar daha doğrusu üstat Yaşar KEMAL kitabın tamamında bile yerel bir dil kullanmasına rağmen müthiş bir eser ortaya çıkartmış. Sanki gece gündüz olup bitenleri gözlemlemiş, öyküde yaşayan herkesin hayatını bizzat yaşamış ve eserini yazmıştır. tasvirler o kadar sağlam temeller üzerine kurgulanmış ki pür dikkat okuyunca hemen fark edilir.
Günümüzde ve ilerde de devam edecek gibi görünen * varlıklının, olmayanı ezdiği (ağalık ve alt sınıf), Anadolu insanının o kısacık ömründe sadece yaşayabilmek için çırpındığı* kusurun çekiciliği, mükemmelliğin aldatıcı yüzünden daha değerli olduğunu; yerel halkın nasıl yaşam mücadelesini verdiğini o kadar güzel anlatmış ki 22 hikayeyi okuduğumuzda içinde bizi ya da çevremizi anlatan bir kaç tane ile tanışma fırsatı buluruz, ya da bizim hikaye mi? dedirten gerçek konular bulacaksınız bundan eminim; Çünkü yazar anlattığını yaşıyor.
Hikayelerin konusu okuyanda ayrı bir zevk veriyor.
Yazma sürecimi tekrar bana daha neler yapabilirim hatırlattığın için nur içinde uyu hemşerim.
Okuyan ya da tekrar okumak isteyenlere iyi okumalar dileğimdir...