·172 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Aralık 2020 23:29 Bu kitabı çok merak ederek okudum. Okumaya başladığım ilk zamanlarda kitabı yarım bırakmayı bile düşünmüştüm.. Bu kitap hakkında okuduğum yorumlarda; kitapta anlatılanların oldukça vahşice ve dehşet dolu olduğuydu. Bu eleştirilere katılmamak mümkün değil.
Bu kitapta; gündüz okula giden, tüm kurallara uyan gençlerin, akşam olduğunda serikanlıca işlenen cinayetlere, insanın tüylerini diken diken eden taciz ve tecavüzlere, alışkanlık haline gelen günlük sıradan bir olaymış gibi gerçekleştirdikleri gasp ve soygunlar...
Aslına bakarsanız kitaptaki hiçbir karakter iyi değil, iyi görünenlerin bile içten içe kendi çıkarlarını gözettikleri kötü insanlar olduğu gerçeği var kitapta. Bu anlamada yazarın konuyu işleyişi kessinlikle çok başarılı ve kendine özgüydü.
Özellikle baş karakter Alex'in psikolojik işkenceye maruz kaldığı bir sahne vardı ki... Yazar anlatırken anlatılanları yaşıyorsunuz adeta.. Peki kitabın adı neden "Otomatik Portakal"? Işte bu sorunun cevabı kitabın bel kemiğini oluşturuyor. İçi ironilerle dolu bir kitap..
Kitaplarla kalın...♡