Tatilci bir gruptan bir kadının ortadan kaybolması dedikodulara ve öfkeli kınamalara sebep olur. Gruptan başka bir adam bu dedikodulara karşı kadını savunur. Bu güçlü savunma yine grupta bulunan yaşlı bir hanımın dikkatini çeker ve hayatının geçmişte yaşanan unutamadığı yirmi dört saatini bu adama anlatmaya karar verir. Bu yaşanan yirmi dört saat yaşlı kadının utancı, saplantısı haline gelmiştir.
Zweig yine harika bir anlatım sunmuş. Karakterlerin anlatımı şahane, insan kendini o anları yaşarken buluyor.Satranç kitabından esintiler var gibiydi sanki. bir çırpıda okunacak güzel eserlerden.