·400 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Aralık 2020 03:16 Gülseren Budayıcıoğlu'nun okuduğum ilk romanı. Olaylar yazarın sahibi olduğu Madalyon Psikiyatri Merkezi'nde geçiyor. Kitabın ilk bölümleri yavaş ilerlemesine rağmen bir süre sonra kitabın sayfaları arasında kayboluyorsunuz. Çok akıcı ve bir sonraki sayfada neler yazdığını merakla bekliyorsunuz. Kitapta ana karakter olan Ala ismindeki bir genç kızın çocukluğunda yaşadığı aile içi travmalarının çözümlemelerini, yaşadıklarının günümüze yansımasının yanı sıra psikiyatristin diğer danışanları ile olan seansları ve yaşananları okuyacaksınız.
Çocukluğunda hiç sevilmemiş, hiç istenmemiş, hiç değer verilip çocukluğu korunmamış bir kız... Yaşadığı ailede ne kadar ruh hastası varsa Ala'nın bugününü etkilemiş... Bu yüzden çirkin, sevimsiz ve istenmeyen biri olup çıkmış Ala. Ana karakterin yaşadıkları sizi gerçekten çok etkileyecek. Terapi seanslarının ilk başlarında Ala yasadıklarını anlatmakta zorlandığı için hekim hikayeler anlatarak hastanın kendisine güvenmesini sağlıyor. Bu hikayeler bazen psikanalizin babası Frued'dan ,bazen Hitler'den, bazen Eva Peron'dan oluşuyor.
Psikolojiye ilginiz var ise mutlaka bu kitabı okuyun.
Keyifli okumalar...