Kitabı tek bir cümle ile açıklamak gerekirse "feminist manifesto" diyebilirim sanırım. Gayet güzel toplumsal ve din eleştirisi var. Ayrıca kitabı okurken çok distopik gelse de bunların olmasına imkansız diyemiyorsunuz. Çünkü; kitapta anlatılan ve yaşanan her şey aslında milyarlarca insanın inandığı dinler üzerinden ilerliyor. Yani bir dayanağı ve buna inanan insanların olduğu uygulamalar. O yüzden hiçbir zaman olmaz demek doğru değil.
Bu kitap beni, "acaba inanan insanlar inandıkları dinin kitabını okusa kaçı inanmaya devam eder" düşüncesine sevk etti.