·190 syf.····Okunma: 05 Aralık 2020 03:00 "Rabbim seni bana yazmışsa, benden kaçışın yok,
Kader seni benden almışsa ağlamanın lüzumu yok."
Şems-i Tebrizi
Bu dizeyi anlatan kitap yazılsın denilmiş de Yakup Kadri "Hep O Şarkı"yı yazmış sanki.Münire ile Cemil Bey'in imkanlı/imkansız aşkı... Spoiler vermek istemediğim için bu dizedeki birinci mısraya mı giriyor yoksa ikinci mısraya mı giriyor bu roman söylemeyeceğim.Ama kadın ruhunu anlayan ve kadın bakış açısını en iyi anlatan erkek yazarın hep Stefan Zweig olduğunu düşünmüşümdür ve yeri çok ayrıdır.Öbür yandan Türk Edebiyatına baktığımızda Hüseyin Rahmi ile Yakup Kadri'nin hakkı yenmemeli.Münire'yi anlatırken kalemini o kadar güzel kullanmış ki yazar bir kadın okuyucu olarak Münire'yi tüm psikolojik tahlilleriyle çok güzel özümsedim.Hatta Münire'nin aşkı öylesine güzel dile getiriliyor ki bir ara acaba Cemil Bey Münire'nin hayalindeki bir erkek de gerçekte yok mu diye düşündürttü. Burdan da Cemil Bey'in ne kadar pasif sevdiğine yönelik ipucu vermiş olayım.Belki bir tartışma konusu olur, zıt fikirler muhakkak vardır ancak bir kadının her zaman bir erkekten daha güzel sevebildiğine inanırım.Daha masum, mantığına göre değil kalbine göre hareket ettiğine ve bir erkeğe oranla daha çabuk vazgeçmeyeceğine, uğruna her şeyini feda edebileceğine ...Roman da o dönemin şartlarını , zorluklarını gönül meselelerine insanların bakış açısını, aşka sevgiye duyulan saygıyı/saygısızlığı yazar çok güzel vurgulamış.Hani iki gönül bir olunca samanlık seyran olur deriz ya, iki gönlün bir olmasının mutlu son için yetip yetmeyeceğini romanı okuyunca anlayacaksınız.Özellikle kitapta en beğendiğim paragraf son paragraf olmuştur.Bir kadın için ne acıdır o cümleleri söylemek,okurken beni kah sinirlendiren kah mutlu eden romanı tüm okuyucuların okumasını şiddetle tavsiye ediyorum.Hep o şarkıyı duyabilmek umuduyla...