Kitap iki bölümden olusturulmus. ilk bölüm özetle 15. ve 16. yy avrupa tarihi. Ikinci bölüm ise türkiyenin 19. yy dan itibaren bati ile yakinlasmasi üzerine makalelerden olusuyor.
Ilk bölümde avrupa-osmanli iliskilerinin anlatilacagini dusunuyordum ama direk o yüzyillarin fazla detayli avrupa tarihi söz konusu. Avrupanin o tarihlerde (asagi yukari Fatih-Kanuni devirleri arasi) neden Osmanliya karsi koyamadigini net bir sekilde görüyoruz. Sehir devletlerin kendi icinde ve birbirleri ile, erken ulus devletler ve imparatorluklarla mucadelerinden ve ek olarak yasanan dini calkantilardan osmanliya takatleri kalmamis. Rönesans ve Reformu anlatan bölümler en ilgimi ceken kisimlar oldu. Fakat bu ilk bölüm ders notlarindan olusturuldugu icin genel olarak anlatimi kuru buldum. Onlarca kralin kralicenin ve hanedanin tek tek hikayesi pek ic acici degildi, notlar kitaplastirilirken daha sistematik bir anlatim tarzini beklerdim.
Ikinci bölümdeki makaleler ise biraz daginik ve bütünlükten uzak. Tanzimat, Türkoloji, sosyoloji, Atatürk inkilaplari, 60lardan 80lere sag-sol cekismesi vs. hakkinda cesitli anekdotlar mevcut. Inalcikin refleksleri bana devlet gelenegini fazla korumaci göründü (Ilber Ortayli da bence bu ekolden devam ediyor). Sonuc olarak Osmanli tarihine avrupa tarafindan bakmak icin iyi bir derleme.