"Mazi daima mevcuttur. Kendimiz olarak yaşayabilmek için, onunla her an hesaplaşmaya ve anlaşmaya mecburuz." (S, 46)
* *
"Durduğumuz noktada inançlarımızın eskidiğini, yabancılaştığını hiç tecrübe etmediniz mi? En acı kayıp budur: Gerilemiş ruhların mütemadiyen tavizler vererek hayatla, zaruretle uyuşmaları..." (S, 51)
* *
"Yıkanmış maviliği ile gökyüzü. Akıp giden beyaz bulutlar."
(S, 74 - Yazar en sevdiğimi ne de güzel tasvir etmiş )
* *
"Neslimizin nasipsizliği, aradığının ne olduğunu tanıtacak bir mürşide rastlamayışı olmuştur..."
(S, 83 - Bu tespite kalbimi bıraktım.)
* *
" Devrimiz makine gıcırtısının ahlâk ilahilerini susturduğu devirdir." (S, 84)
* *
"Bizim ne düşündüğümüz, biraz da ne yediğimize, nasıl yediğimize, ne kadar yediğimize bağlı değil mi?
(S, 90 - Tespit gibi tespit )
* *
"Her şey yerli yerinde idi.
Bir martı denize doğru süzülüyor, gökyüzünde bulutlar yürüyor, bir çocuk tatlı tatlı gülümsüyordu."
(S, 106 - Özlenen günler... )
* *
"Kısa süren hafif bir yer sarsıntısı gibi gelip geçti ölüm.
Gökyüzü yeniden maviye boyandı. Korna sesleri yeniden duyuldu." (S, 110)