Puan vermedi·112 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Kasım 2020 06:12 Ev Ödevi, Nurdan Gürbilek’in kendine has tarzına iyice alıştığım bir kitap oldu. Kitabın adının taşıdığı anlamları düşünerek okurken aklımda hep edebî, kültürel, sosyal ve psikolojik açıdan biz “ev ödevlerimizi” layıkıyla yaptık mı acaba sorusu dolaştı durdu.
“Evde her şey yolunda mı?” diye sormuş sanki Nurdan Gürbilek bu kitabındaki yazılarda. Aradığı cevapları kültürel, sosyal, psikososyal ve edebî bağlamlarda temellendirmiş. Kitap, beş denemeden oluşuyor. İlk dört yazıda sırasıyla Oğuz Atay’ın Tehlikeli Oyunlar ve Tutunamayanlar romanları üzerinden oyun ve gerçeklik çatışması; Latife Tekin’in romanları yoluyla sesin, sessizliğin, kimliğin önemi; Tezer Özlü’nün Çocukluğun Soğuk Geceleri eseri konu alınarak evin içi dışından ne kadar güvenli olabilir ya da olmayabilir sorusu; ve Bilge Karasu’nun metinlerinde kullanılan, ilgili imgelerin ve metaforların incelenmesi konu alınıyor. Son deneme ise daha genel anlamıyla ilk dört denemeyi de bütünleştirerek evin ve çocukluğun içerdiği anlamları aynı bağlamda tartışıyor.
Ortaya kitap tasarımından yazıların anlatım gücüne ve kullandığı dile kadar muazzam bir eser çıkmış. Dil ve anlatım olarak denemenin o soğuk duruşundan ziyade, bir edebi eserin güçlü duyguları hakim bu beş farklı yazıya. Bütün bu yönlerden yazıların hepsini çok keyif alarak okuduğumu söyleyebilirim. Yazardan okumalar yapmaya devam edeceğim.