#okudumbitti
#MaksimGorki
#Çocukluğum
#278sayfa
Selam kirap canlar. Maksim Gorki daha önce Ana kitabıyla tanıdığım bir yazar. Nasıl güzel bir kalemi var biliyorum. Mücadeleyi, başkaldırıyı, hak arama mücadelesini nasıl güzel anlatır o kitapta Gorki. Çocukluğum, ekmeğimi kazanırken ve benşm üniversitelerim üçlemesi ise yazarın kendi hayatına tanıklık ettiriyor bize. Çok bişey söylemeyeceğim. Üçleme bitince nasılsa yorumlayacağım. O yüzden bu kitaptan alıntılarla devam edeceğim. Ama mutlaka okuyun çok etkileyici bir hayatı var yazarın.
"Seni cadı! Bana evlat diye verdiğin hayvanlar bunlar işte!" değişmeyen değişmeyecek bir zihniyet. Evlat iyiyse benim, kötüyse senin diyen erkek zihniyeti. Ah be dede
"Kolu her yukarı kalkışında benim de içim daralıyor, her inişinde kanım çekiliyordu" okudukça benim de kanım donuyor...
"sanki yüreğimin derisi soyuluyordu"
"Ailenden birinin seni dövmesi aşağılayıcı bir şey değildir, bir derstir! Başkalarının sana fiske vurmasına izin verme, ama bu ailenden biriyse aldırma" zihniyete gellll
"Kokarca bile kendi deliğinde mis gibidir"
"bütün ana babalar günahlarını bizim gibi gözyaşıyla yıkıyorlar"
"yoksullar korkunç değildir, tehlikeli de değillerdir; farkına bile varmadan beni bu kanıya yönelten şey, ninemin yoksullara anlayışlı, merhametli, dedeminse, aşağılarca davranmasıydı"
"Ne demişler:" ister memur olsun ister papaz- aptalsa eğer, kimseye zararı dokunmaz"
"Buz sıcağı görene kadar yaşar"
" Kendin için çalmamışsan hırsızlık günah değildir"