Gönderi

Puan vermedi·200 syf.··
2020 61. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2020 18:53
Mehmet Güreli, Fazıl Say, Serenad Bağcan gibi kişiler ve Kuan gibi harika bir oluşum vesilesiyle Hayyam’ın rubaileriyle bir noktada muhakkak yolunuz kesişmiştir. Celal Şengör’ün dediği gibi Hayyam, tam bir entelektüeldir. Benim merakım da saydığım kişilere olan ilgim sonucu oluşmuştu zaten:)) Ömer Hayyam rasyonel bilimlere olan ilgisinin yanı sıra müzik ve şiirle de ilgilenmekten kendini alıkoymamıştır. Öyle ki bu alanlarda sayısız katkısı olmuştur. Ömer Hayyam'ın edebiyat tarihindeki yerini belirleyen, sonraki yüzyıllarda da İslam dünyasının en büyük şairlerinden biri olarak anılmasına neden olan, yazdığı rubailerdi. Ömer Hayyam, İran ve doğu edebiyatında rubai türünün kurucusuydu. O günlerden bugüne dilden dile dolaşarak gelen sayısının iki yüz kadar olduğu tahmin edilen rubaileri, sonraki çağlara da damgasını vuran eserler oldu.(ama bugün elimize geçenin 1500 civarında olduğu biliniyor). Hayyam, rubailerini yazarken oldukça kolay anlaşılan, akıcı ve açık bir dil kullanmıştır. Şiirlerinde gerçekçidir. Yaşadıklarını ve gözlemlediklerini olduğu gibi dile getirmiştir. Ona göre, en şaşmaz ölçü akıl ve sağduyudur. İnsanoğlu, gerçeğe ancak akıl yolu ile ulaşabilir. Şiirlerinde zamanının haksızlıklarını ve saçmalıklarını ince ve alaycı bir dille yermiştir. Dörtlüklerinin konusunu aşk, özellikle ŞARAP, dünya, insan hayatı ve yaşama sevinci gibi temalardan seçmiştir. İnsan hayatının ana dokularına felsefi bir gözle baktı. Büyük şaire göre gerçek olan, yaşanandır; dünyanın ötesinde ikinci bir dünya yoktur; insan, yaşadığı sürece gerçektir; en şaşmaz ölçü, iman değil, akıl ve sağduyudur; insan, aklıyla vardır; dolaysıyla da en iyi ölçü, en şaşmaz kılavuz akıldır ve gerçeğe ancak akıl yolu ile varılabilir.(Burada rasyonel bilimler alanında kendi başarısını ve yatkınlığını bir kez daha hatırlatmak kendisini kavramak açısından iyi olacaktır). Hayyam'ın şiirinde çağının haksızlıkları ve saçmalıkları ince, alaycı, iğneleyici bir dille yerilmiştir. Bazen kahkaha attığım bile oldu hatta anneme de birkaç tane okuyayım dedim ve bir anda konu Hayyam’ın “isyankar” ve “dinden çıkmış” olmasına kadar geldi:dd Dörtlüklerinin konusu özellikle içinde bulunduğumuz geçici dünyanın tadını çıkarma gibi insanla sıkı bağlantılı olan gerçek eylem ve davranışlardır, ve gerçekten dörtlüklerini okurken kendinizi de bir sorgulama içerisinde buluyorsunuz. Hayyam için günümüzden yaklaşık 900 sene önceki nihilizmin sesi olmuştur denilebilir: “Sen nesin, varlık nedir, nerden bileceksin? Dünyan esen yel üstüne kurulmuş senin. İki yokluk arasında bir varlık seninki: Hiçlik ne varsa çevrende, sen de bir hiçsin.” Kendisini anlatan çok ünlü bir kitabın olduğunu duydum: Semerkant. Yapıt, Ömer Hayyam'ın Rubaiyat adlı elyazması eserinin 1072 yılında Semerkant'ta başlayan ve 1912'de Titanik'te biten hikayesini ele alıyormuş. Yani Rubailerden önce Semerkant’ı okumanız daha işlevsel olacaktır sizin için. Hayyam kendisinden sonra gelen pek çok şairi etkilemiş, rubai alanında tek örnek olarak benimsenmiştir. Batı ülkelerinde adına birçok dernek kurulmuş, rubaileri bütün Batı dillerine, bu arada birçok defa Türkçeye Rubaiyat-i Hayyam, Hayyam'ın Rubaileri, Ömer Hayyam ve Rubaileri, Dörtlükler adı altında tercüme edilmiştir. "Horasan'ın yıldızı; İran'ın ve Irak'ın dahisi, feylesofların prensi Ömer" şeklinde anılmıştır şarabın sevgilisi:)) … “Benim canım hep şarabın izindedir, Kulağım ney ve rebap sesindedir. Toprağımdan testi yaparlarsa benim O testi şarap doldurulmak içindir.”
RubailerÖmer Hayyam · Dokuz Yayınları · 201927,8bin okunma
·
25 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.