·248 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Aralık 2020 12:05 Isaac Asimov 1992 yılında dünyaya gözlerini yumarken Ben, Robot'u çok ütopik yazdığını farketmiş olabilir. Eğer bizi izliyorsan hala o teknolojiye gelemedik ve gelmemize çok var. :D
Öncelikle kitabımız ABD Robot A.Ş'de robot psikologu olarak çalışan Suzan Calvin'in anılarını anlattığı ve hikayeler şeklinde ilerleyen robot hikayelerinden oluşuyor. Robotların insan güvenliğini ve kendi güvenliklerini sağlamalarını sağlayacak 3 ana kural var. Ve bu kurala göre pozitronik beyinleri üretiliyor. Kurallar şöyle:
- Robotlar insanlara zarar veremez ya da eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumamaz.
- Robotlar birinci kanunla çelişmediği sürece insanlar tarafından verilen emirlere itaat etmek zorundadır.
- Robotlar birinci ya da ikinci kanunla çelişmediği sürece kendi varlıklarını korumak zorundadır.
Hikayelerde bu kanunlar nedeniyle arızalanan, hata veren ya da ortalığı karıştıran robotları görüyoruz. Hikayelerden farkettiğim üzere robotlar bu kanunlarla çeliştiğinde ya da kanunların dereceleri üzerinde bir dengesizlik yaşadıklarında tamamen bir insanı davranış gösteriyorlar. Her ne kadar yazar kitabın sonunda bu kanunları robot ve insanların güvenliği için eklediğini söylese de robotları insan gibi davranmaktan uzaklaştırarak hatasız birer mekanik araca dönüştürmeyi düşünmüş. Sonuçta insanlar hata yapabilir ve bu hatalar insanlar üzerinden farklı şekillerde dışa vurum sağlar. Tıpki robotlar gibi.
Bilim kurgu okumayı çok sevenlere İthaki Yayınları'nın bilim kurgu klasiklerini kesinlikle öneririm. Ben, Robot ile birlikte üçüncü kitabını bitirmiş oldum ve bu seriyi bitirmeye kararlıyım. Bu kitabı okumuş olanlarla yorumlarda tartışmak isterim. Sizce de robotlar insan olmaktan, insansı davranmaktan uzaklaştırılarak insanlığın kendisini koruduğunu söyleyebilir miyiz?