·286 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Aralık 2020 23:41 Üç günah, üç renk...
Üç nesildir süregelen fahişeliğin ateşini yansıtan kırmızı,
Orta yaşlarda bir eşcinselin arada kalmışlığının grisi,
Ve son olarak mazoşist bir gencin içinde kaybolmaya başladığı korkunç karanlığın siyahı...
Kitaptan o kadar etkilendim ki tam olarak hangi olayla başlasam neleri söyleyip neleri sussam diye uzun uzun düşündüm. Gülseren Budayıcıoğlu’nun kalemine bayıldım. Olaylara bakışındaki netlik, karşısındaki insanı çözümleme biçimi, yaşadığı hisler arasındaki geçişi an be an yansıtışı ve insanların hayatına bir sihirli değnek gibi dokunuşu insanı hayran bırakacak cinsten.
Kitabın içeriğine değinip sizlerin heyecanını kırmak istemediğimden sadece bende yarattığı duyguyu aktarmak istiyorum. Okumaya başladığım an çevirdiğim her sayfada duygudan duyguya sürüklendim. Yeri geldi ağladım, yeri geldi güldüm. Bazı okuduklarım uykumu kaçırdı, bazılarına da çok kızdım. Ama ne olursa olsun Gülseren Hanım’ın insan davranışlarına yaklaşımıyla hepsini kabullenebildim sonunda. Ve öğrendim ki hiçbir şey bize uzak değil. Yolda yürürken yanımızdan geçip giden insanlar hakkında az çok izlenim ediniriz. Fakat görüntülerinin altında yatan korku ve kederlerini, gerçek benliklerini tahmin edebilmek her zaman mümkün değilmiş. Bizlere en uzak gelen ihtimaller bir kimsenin içinde sürüklenmek zorunda kaldığı hayatın ta kendisi olabilirmiş.Her şey her zaman yolunda gitmez, en beklenmedik zamanlarda insanların hayatı alt üst olabilirmiş. Bu yüzden hayatta payımıza düşeni kabullenerek başımıza gelen tüm olayların aydınlık kapılarını aramalı, karşımızda kim olursa olsun yaptıklarının bir sebebi olduğunu ve herkesin sevilmeye gereksinim duyduğunu unutmamalıyız. Sevmeyi başaramasak bile saygıyı her insana borçluyuz. Ben bu farkındalıklarımı bu kitap sayesinde edindim. Bundan sonra karşılaştığımız olaylara bakışımızı bu doğrultuda geliştirerek belki bizlerde bir insanın hayatına ufak da olsa dokunabiliriz. Belki bizlerde kotu karanlıklara hapsolmuş yüreklerin tozlu pencerelerini biraz olsun aralayabiliriz.
Okumak isteyenler için, içinde geçen bazı olaylar sizi dehşete düşürebilir. Ama sabrederseniz en kötü karanlıklardan bile aydınlığa erişmenin hazzını yaşayacaksınız. Keyifli okumalar.