Puan vermedi·687 syf.····Okunma: 11 Aralık 2020 14:15 Yeraltından Notlar'ı yarım bırakırken Dostoyevski'ye karşı bir önyargı oluşturmuştum. Uzun zaman önce yarım bırakmış olmama rağmen hala okumayı düşünmediğim bir kitap olarak bir köşede duruyor. O günden bugüne yıllar geçti ve nasıl olduğunu bilmeden Suç ve Ceza'ya başladım, uzun bulduğumdan ötürü herhalde 2 ayda falan biter diye düşünüyordum ama hiç de öyle olmadı. Gerçekten diğer incelemelerde yazıldığı gibi birçok övgüyü hakeden bir kitap. Hatta okuduğum en iyi öykülerden ilk 3'e net girer. İçerikten bahsedecek olursam:
- spoiler -
Dostoyevski her şeyden önce bir varoluşçu yazar. Bu kitapta etkileri az gözükse de satır aralarında ve kişilik betimlemelerinde dikkatli okununca hiç de az olmadığını anlıyorsunuz. Raskolnikov'un ilk tanıtılma sayfalarında direkt olarak depresyonda olduğunu söyleyebiliriz. Bunda yoksulluğu, okulu bırakmış oluşu, yalnızlığı ve geleceğe dair hiçbir umudunun kalmaması belirleyici ve kanıtlayan etmenler. Cinayet meselesini ise depresyondan tamamen bağımsız ikinci bir olay. Rodya makalesinde de belirttiği gibi insanları ikiye ayırıyor: sıradanlar ve dünyayı değiştirenler. Bazı incelemelerde cinayeti kendini dünyayı değiştiren olarak gördüğü için işlediğini yazanlar var, bence böyle değil. Rodya kendini ararken hangi grupta olduğunu bulabilmek için bu cinayeti işliyor. Öyle ki ilerleyen sayfalarda ben ilkeyi öldürdüm ama üzerinden atlayıp öbür tarafa geçemedim bu yanda kaldım diyor. Rodya eğer insanları ikiye ayırdığı fikrinin doğruluğuna inanıyor olsaydı ne teslim olurdu ne de bu kadar iç çatışmalar yaşardı. Tıpkı Napolyon gibi vicdan azabı duymadan yaşantısına devam ederdi. Rodya makalesinde değindiği konunun, düşündüğü gibi olmadığını işlediği cinayet ile görmüş oldu.
Kitabın sonunu büyük bir heyecanla okudum çünkü Rodya'nin intihar edeceğini düşünüyordum, ama olmadı iyi de oldu. 680 sayfa bir karakteri okuyunca ister istemez sevmeye başlıyorsunuz ama daha mutlu bir son da yazılabilirmiş. Annesinin ölümü ise çok dokunaklı anlatılmış, o kısmı okumak gerçekten kötü hissettirdi. Dostoyevksi için insanın duygularına dokunmak bir kibrit çakmak kadar basit. Çok etkileyici ve sürükleyici bir eserdi.