Ne özet ne inceleme. Öylesine bir hatırlatıcı.
9/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2020 25. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2020 18:24
Kendime hatırlatıcı olması nedeniyle yazmamdam ötürü ufak da olsa spoiler içerecektir. Lütfen okumadan dikkate alınız.! Kısa öykü tadındaki bu kitabı, sıcaktan bunaldığımız zamanlarda suyu bir dikişte nasıl bitiriyorsak öyle bitiriyorsunuz. Sabah kahvaltıdan sonra başladığım kitabı farklı sebeplerden ara vere vere de olsa gün içinde bitirdim. "E kitap zaten 80 sayfa ne var bitirmekte?" diye kendime sorduğum soruyu naziklik gösterip okuyan sizler de sorabilirsiniz. Öyle kısa kitaplara denk geliyorsunuz ki okurken sizi yorar, bitsin de başka kitaba geçeyim dersiniz de bitmez. İşte bu onlardan biri değil, oldukça güzel bir akışa sahip olan kitap adını aldığı strateji oyununun üzerinden kuruluyor. Oyun özelinde başlayan hikaye aslında daha derin bir psikolojik karşılaşmayı yansıtmaya çalışıyor. Öyle ki kahramanlardan Dr. B. bu zamana kadar yansıtılan Nazi işkencelerinden bağımsız bir muameleye kalıyor. Başlangıçta korktuğu şekilde toplama kamplarına gitmediğini, güzel bir otel odasına götürüldüğünü ve arada sırada sorguya çekildiğini görüyor fakat aslında asıl işkencenin bu hali olduğuna sonradan kanaat getiriyor. Kendisini bir hiçliğin ortasında bulmaktan daha büyük bir işkence olmadığını düşünüyor. Bir şekilde ele geçirdiği satranç kitabıyla - bununla ilgili hikayeyi detaylı bir şekilde kitapta da bulacaksınız- birlikte öğrendiği satrancı kendi kafasında parti parti oynayarak hiçlikten kendini kurtardığını sanır. Fakat kafasında kurduğu oyunlarda kendini ikiye bölmek zorunda kalmıştır ki bence yazarın vermek istediği asıl mesaj da burada ortaya çıkıyor. Nazi zulmünün - ki Naziler yüzünden sürgünde olduğu dönemde yazıyor bu kitabı - yarattığı psikolojik etkileri yansıtma şekli olduğunu düşünüyorum. Bir önceki paragrafta kısa bir kesit paylaşsam da kitapla ilgili kısa bir bilgiyi de her incelemede olduğu gibi kitap arkasından yaptığım alıntıyla vermek isterim. "Stefan Zweig 'Satranç’ta, olay yeri olarak New York’dan Buenos Aires’e gitmekte olan bir yolcu gemisini seçmiştir. Bu gemide tamamen rastlantı sonucu karşılaşan üç kişi: yeni dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic, sıradan bir satranç oyuncusu olan anlatıcı ve bir zamanlar çok usta bir satranç oyuncusu olan, ama hayli zamandır satrançtan uzak kalmış bulunan Dr. B., öykünün aktörleridir. Hemen 2 saatte bitirdiğim bu kitabın etkisini hissettiğimi söylemeden edemeyeceğim. 2. Dünya Savaşı üzerine duyduğum ilginin de bunda etkisi olduğunu düşünüyorum. O dönem Hitler önderliğindeki Almanların yol açtığı yıkıcı etkilerin izlerini belgesellerde gördükçe içim acırken kitabın bu şekilde psikolojik olarak yaşatmasından kaynaklı da olabilir. Kitabın dili anlaşılır ve okuru zorlayacak bir olgu bulunmuyor. Satranç terimlerinin bulunduğu ve anlaşılmayacağını düşündüğü yerlerde çevirmenimiz dipnotlarla gayet güzel şekilde yardımcı oluyor. Bununla birlikte kitap sonunda çok güzel bir inceleme yazısıyla her şeyi detaylıca anlamlandırmaya yardımcı oluyor. Okumaktan zevk aldığım kitaplardan biri oldu. Diliyle, olay örgüsüyle, bırakacağı etkiyle okunası bir kitap. İyi okumalar...
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,5bin okunma
·
10 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.