Peki ya Dibs acaba neden biri üstün yetenekli,diğeri aşırı derecede geri olan bu birbirinden tamamen farklı iki davranışı sürdürmüştü? Evet aslında ilk sayfalardan bile bu sorunun cevabını merak etmeye başlıyorsunuz.
Dibs isimli bir çocuğun zihinsel engelli olduğu düşüncesi ile oyun terapisine yönlendirilmesi ve Soruların yanıt bulduğu gerçek bir hayat hikayesi. Oldukça akıcı,okuyucuyu sıkmayan bir kitap. Ayrıca her ebeveynin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Dibsin zeka geriliği olduğu düşünülüp bir sürü teste tâbi tutulması ama olumsuz sonuçlar gelmesiyle karmaşa içerisinde kaybolan bir aileyi ve çevreyi ele alıyor diyebiliriz.
Nasıl olurda bu çocuk kendisini bir kabuk içerisine çeker her şeyden somutlar ve koca Dünyada kendisini küçük bir Dünya yaratır? Eğer bir çocuğu anlamak istiyorsak ilk önce onu kabul etmemiz gerekir çünkü ; bu çocuk reddedilmiş veya kabul görmemiş demenin, o çocuğun iç dünyasını anlamamıza hiçbir katkısı yoktur.
Ben çocukların kaç yaşında olurlarsa olsunlar gerçek ilginin,sevginin,samimiyetin kimden geleceğini anlayıp sezgileriyle bunu pekiştirdiklerini düşünüyordum örneğin Dibsin kimseyle konuşmazken terapilere gitmeye başladıktan sonra küçük ama aslında kendi benliğinde çok büyük davranışlar sergilemeye başlaması (ayakkabılarını çıkartması,paltosunu asması veya kendini kelimelerle ifade etmeye başlaması,duygularını bir başkasıyla kendince edindiği yollarla açıklaması) her şeyi gözler önüne seriyordu benim için.
Dibs şöyle diyordu “İnsanlar öyle kötü ki onlarla konuşmuyorum.Ama kamyonla konuşurum.Kamyona güle güle derim.” 5 yaşında küçücük bir çocuk nasıl böyle düşünebilirdi ? Dibs yaşından büyüktü her şeyin farkında olup kendini soyutluyordu tüm sessizliğin içerisinde onun bir şeyi anlamadığı düşünülsede Dibs öğretmeninin okuduklarını bilim insanı olan babasının söylediklerini anlıyor ve öğreniyordu bunları öğrendiğine dair hiçbir somut davranış sergilemiyor ve sessizliğe bürünüyordu belkide benliğini arıyordu .. Çevresine karşı hırçın sert ve öfkeli tutumlar sergilemesi veya susması hatta kendi için ördüğü o duvarların altında bile yine aile tutumu yatıyordu.anne- baba tutumları, anne ve babanın çocuk yetiştirme şekilinin önemini gösteriyordu. Bebeğin en önemli ruhsal besini,sağlıklı gelişim ve zihinsel yetenek için gerekli temel şey ebeveynlerinden aldığı sevgi ve ilgidir işte tam bu nokta ebeveyn ve çocuk bağının eksikliğinin yaratacağı olumsuzlukları gözler önüne seriyordu bu kitap.Sevgi ve ilginin sürekli olması bebek için güven duygusu açısından önemlidir Dibsin bu sevgi ve ilgiden mahrum kalmasının onu nasıl savurduğunu gösteriyordu bize..Terapistiyle geçen bir konuşmasında “Sen bana aptal demiyorsun” dedi.”Yardım istiyorum,ediyorsun.Bilmiyorum diyorum,biliyorsun.Ben yapmam diyorum,sen yapıyorsun” O herkese karşı keskin sessizlik sergileyen Dibs her şeyin farkındaydı ve kimseyle konuşmayan Dibs terapistiyle konuşuyor kendisini ifade ediyordu sevginin,ilginin ona olan inanılmışlığı hissediyordu. Çoğu zaman çocuk der ve geçerler ama ben şimdiye kadar bunun böyle olmadığını bilerek hareket ediyordum ister 5 ister 10 yaşında olsun bir çocuk etrafında gerçekleşen tüm eylemlerin farkındadır Dibs bana bu düşüncemin doğruluğunu kanıtlar nitelikte karşımdaydı sanki.
Bayan A(terapist)Onun dünyasına indi ve Dibsin beklediği gibi sevgi ve şefkatle yaklaştı.Beklenen tüm ilgi ve desteği sağlayarak elinden geleni yaptı zaten çocuklarında bizlerden beklediği bu değil miydi? Çocukların her şeyin farkında oldukları bilinci ile ilerlemeliyiz,dibs sevgi ve şefkatle dinlendiği için kendisini buldu,benliğine kavuştu.. Ailesi geçte olsa destek aldı sevgiyle yaklaştı anlamaya çalıştı . Rabbim nasip ederse velilerime şiddetle tavsiye edeceğim,değineceğim bir kitap olarak kalacak ve en güzel köşemde yerini alacak.
Bana kattığı her şeyden dolayı Dibse teşekkür ederim,3 günlük güzel bir yolcuktu senin dünyana
inebilmek büyük bir zevkti sağlıcakla kal..