·182 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Aralık 2020 21:40 Dostoyevski’nin ilk romanı olan İnsancıklar dönemin diğer yazarları tarafından “yeni Gogol doğuyor”şeklinde karşılanmıştır.
Oldukça sade bir dilin kullanıldığı roman Varvara ve Makar’ın birbirine yazdığı duygulu mektuplardan oluşuyor.
Toplumun ezilen kısmında kalan bu iki kişi fakirlikle, hastalıkla mücadele ederken teselliyi birbirlerinde arıyolar. Beklentisiz bir sevgi duyuyorlar birbirlerine çünkü sahip oldukları tek şey bu.
Kitapta sosyolojik ve psikolojik birçok değinilen kısım var.
Özellikle yoksulluğun insanı ne kadar zor bir duruma soktuğunu ve bu durumun kişide bıraktığı derin utanç ve hüzün çok güzel anlatılmış.
Kitapta ki yoksulluk ve karakterlerin sürekli hastalık ve soğuktan bahsediyor olması bana biraz Tabutta Rövaşata filmini anımsattı.
Her şeye rağmen sevdiğin insanların varlığı sayesinde yaşama tutunma çabası bu duyguların evrenselliğini gösteriyor bence.
Bir çırpıda bitirilebilecek olan bu kitap Dostoyevski’nin ilerde nasıl mükemmel bir yazar olacağının kanıtı niteliğinde idi.
Herkese şimdiden keyifli okumalar..:)