#okudumbitti
#MaksimGorki
#BenimÜniversitelerim
#168sayfa
"GORKİ, 12 Aralık 1887 akşamı Kazanka ırmağı kıyısında tabancayla intihar girişiminde bulundu"
Tesadüfe bakarmısınız. Gorki'nin üçlemesini bitirdiğim tarihte 12 aralık tarihine denk geldi. Ne çok yaşanmışlık ne çok acı sığdırmış çocukluk dönemine.. Okurken etkilenmemek, yer yer öfkelenmemek( annesine, dedesine vs), ama en çokta o çocuk Maksim'i yüreğinizde hissetmemek mümkün değil..
Dayak olayının nasıl ortadan kalkacağına dair çözüm üretmek yerine dayak atmanın inceliklerinin anlatıldığı çocukluğum kitabı, henüz 8 yaşında çalışma hayatına atılarak insanların nasıl kötülükten beslendiğine tanıklık ettiğimiz ekmeğimi kazanırken kitabından sonra üçlemenin son kitabında acaba Maksim Gorki hayallerine ulaşacak ve ünivetsiteye gidip okuyabilecek mi? Yoksa yazar Benim üniversitelerim derken başka bir şeyi mi kastediyor? Ana kitabı şimdi daha bi anlamlandı bende. Ne kadar da bizden, ne kadar da emekçi halka yakınmışsın sen Gorki. Neyse birkaç alıntıyla veda edeyim yorumuma. Kitapla ve sevgiyle kalın
"Yemek yememek için sabah çok erken evden çıkıyor, kötü havalarda ise bitişikteki yıkıntının bodrumunda oturuyordum"
"İnsanı var eden şeyin, onun çevre koşullarına direnci olduğunu çok erken anlamıştım"
"Gizli eylemlerde yer almaya başlamm ilk bu olayla oldu" adamın gorki "Dünyayı yöneten aşk ve açlıktır"
"İnsanlar unutma ve avunmanın peşinde, bilginin değil"
"Siz artık bizden değilsiniz, zehirlenmişsiniz" hadi geçmiş olsun
"Bütün ütopyalar, bütün gerçekleşmeyen şeyler gibi son derece çekiciydi"
"Nasıl ateş ateşle söndürülemezse, kötülük de bir başka kötülükle yok edilemez" çok çok katılıyorum
"İnsanların acı duyarak, zorlanarak öğrendikleri bilgi, sağlam yer edinir kendine"