8/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
Richard'ın serüveni yolda gördüğü yaralı bir genç kıza yardım etmesiyle başlar. Bu iyiliğin onun hayatını kelimenin gerçek anlamıyla tepetaklak edeceğinin farkında değildir. Kendisini Londra'nın büyülü caddelerinin altındaki 'Aşağıtaraf' isimli  garip, karanlık dünyada bulur. Herkes ait olduğu dünyaya dönmesinin imkansız olduğunu söylerken o çabalamaya kararlıdır. Yokyer çok realist bir fantastik kitap değil mi? Herhangi bir kanalizasyon kapağından Aşağı Londra'ya inebilirmişiz gibi. Minimum düzeyde fantastik ögeyle yazılmış. Öyle son zamanlarda çıkan her ayrıntısı birbirine benzeyen fantastik kitaplar gibi değil. Yalın bir dille tanıtıyor dünyayı yazar betimleme varsa da az ama her detaya hakim hissettim. En sevdiğim kısımsa Richard'ın mantıklı bir ana karakter olması. Bir kere adam şaşırıyor yaşadıkları karşısında. Olması gereken tepkileri veriyor hep zaman zaman aklını kaçırdığını düşünüyor.  Fantastik kurgularda en önem verdiğim nokta bu. Yeni bir dünyaya giriyorsun bir dur şaşır değil mi? En başlarda inanma mesela, kabullenme. Çünkü doğaüstü olaylar karşısında tepkilerimizin ne olacağı sabittir. Örneklendirmek gerekirse Ölümcül Oyuncaklar'da Clary Gölge Avcıları denen normal insanlar tarafından görünmez bir toplulukla karşılaşıyor ve çok normal bir şeymiş gibi hiç şaşırmıyor. Richard hem bu açıdan hem de  saçma bir şekilde tüm sorunları çözebilen ana karakterlerden olmaması açısından kitapta en sevdiğim karakter oldu. Diğer karakterleri de beğendim. Tabii en çok kurguyu. Kahraman bakış açısını sevsem de  bu kitaptaki gibi tanrısal bakış açısını hep daha çok sevmişimdir. Kitabın ismini de çok beğeniyorum bu arada. Neden Yokyer peki derseniz cevabı kitapta.
YokyerNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20191,136 okunma
·
63 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.