Çevirmen:
Evrim Öncül
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Ne hoşsun Gaiman
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2020 21. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Şubat 2020 23:28
Nişanlısı ile yemeğe çıkmak için hazırlanan bir adamın başına en kötü ne gelebilir? Hayatını, işini, aşkını kaybetmek. Aşağı Londra sokaklarına dalmak ve aklın sınırlarında dolanmak. Neil'in harika hayal gücüne davet ediyorum sizi.
Edebiyat
YokyerNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20191,132 okunma
10/10
·368 syf.··
2020 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2020 15:17
Yazarla tanıştığım ilk kitaptı ve hem akıcı hem sürükleyici, bayıldım. Fantastik macera türlerini seviyorum ve evde tıkılı kaldığımız şu korona günlerinde okuduğum harika bir kitaptı tavsiye ederim. Beni alıp oraya sürükledi resmen. İlk 15 sayfadan sonra kendinizi kitabın içinde ordan oraya koştururken buluyosunuz. Evde dört duvara bakmaktansa böyle hayal gücünüzü zenginleştiricek sizi farklı bir dünyayla ve insanlarla tanıştırıcak bu tür kitapları okumak çok daha güzel bence.
1000Kitap
YokyerNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20191,132 okunma
8/10
·368 syf.··
2025 6. kitabı
Neil Gaiman dan daha çok senaryo gibi yazılmış bir roman. Fikir olarak güzel, alışılagelmiş bir kurgu değil bence. İlgi çekici bir kitaptı beğendim. Londranın daha karanlık ve tehlikeli ikinci yüzü gayet ilgi çekici olmuş. Baş karakter de bana Yıldız Tozundaki Tristan ı anımsattı. Yine yumuşak yapılı saf kalpli bir erkek kendini boyunu aşan bir macerada bulur tarzı olmuş. Yine erkek karakterin hayale bile edemeyeceği mistik kadın karakter ve önceki hayatındaki sevgilisi arasında kalma mevzusu. Aslında hikayenin ana hattı Yıldız Tozu ile baya aynı, farklı bir kılıf giydirilmiş o iskelete. Kesinlikle filmi yapılmalıymış bence, çünkü o sebeple yazıldığı çok belli oluyor. Okurken sahne sahne aklınıza geliyor yazılanlar. Ya Hollywood un gözünden kaçmış yada Nail Gaimanın hakkında çıkan son iddalar yüzünden yanaşmamışlardır heralde
YokyerNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20191,132 okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2021 69. kitabı
Neil Gaiman'ı çok seviyorum. Hatta The Big Bang Theory dizisinde konuk olduğu bölüm en sevdiğim bölümdür. Pek bilinmez ama her şehir iki şehirdir. Bizim bilmediğimiz bir yokyer vardır her şehirde. Peter Pan aklınıza geldi mi? Ya da Michael Jackson? Kahramanımız bir iyilik yapar ve kendini yeraltında bulur. Sonrası Neil Gaiman'ın muhteşem zihninin ürünleri. Her şey Neverland'de başlar, orda biter.
YokyerNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20191,132 okunma
Farklı bir kurgu
7/10
·368 syf.··
2026 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 18:23
Londra'nın altında bir yaşam daha... kendini birden orada bulan Richard hayatta kalmaya ve eski yaşamını geri almaya çalışıyor. Farklı bir kitaptı, birazcık da ürkütücü. Rn azından 17 yaşın üzerindeki okuyuculara tavsiye edebilirim. Tüm ürkütücülüğüne rağmen mizahi bir dili vardı. Okurken hiç sıkılmadan sayfaları çevirebiliyorsunuz. Her bölüm sonunda bir sonraki bölümü merak ettim. Fantastik unsurları biraz daha artırabilirmiş yazar. Tek kitaplik fantastik bir şeyler okumak istiyorsanız doğru bir tercih olabilir. Bazı sahneler inanılmaz iyi yazılmıştı. Okurken hayran kalmamak imkansız.
YokyerNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20191,132 okunma
Muazzam bir Gaiman eseri daha
8/10
·368 syf.··
2019 258. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2019 22:40
Puanım 4/5 (%81/100) Kitap okumaya pek zaman ayıramadığım bir zamanda uzun bir kitaba başlama gibi bir hata yaptım fakat yine de 4-5 gün gibi bir sürede bitirdim kitabı. Neil Gaiman çok sevdiğim ve birçok kitabını okuduğum bir yazar. Kitaba daha başlamadan çok güzel olacağını tahmin ediyordum, okuduğum yorumlar da oldukça olumluydu. Kitapta ana karakterimiz Richard Mayhew adında sıradan birisi. (Evet oldukça sıradan bizden birisi.) Richard'ın hayatı sokakta yaralı bulduğu bir kıza yardım etmesiyle değişmeye başlıyor. Yavaş yavaş yok olduğunu fark eden Richard normal bir insan gibi kafayı yediğini düşünüyor. Fakat kendini bir şekilde Aşağıdünya veya Aşağı Londra denilen yerde buluyor. Yardım ettiği gizemli kız ise Door adında önemli birisi (neden, nasıl önemli onu siz okuyun) ve iki kişi tarafından avlanıyor. Richard istemese de kendini bu kargaşanın içinde buluyor. Bu bilinmeyenlerle dolu dünyada tek bildiği şey artık hayatının eskisi gibi olmadığı ve kurtulması gerektiği. Macera ve yolculuk temasının da işlendiği okuması güzel bir kitap. Kitap genel olarak fantastik diye kategorilense de ben birçok bilimkurgu elementleri de buldum. Paralel evren, zaman yolculuğu, başka dünyalar, kapılar (kitapta en çok kullanılan kelime olabilir.) gibi birçok önemli şey var. Ne fantastik, ne bilimkurgu ne de mitolojik elementler gözünüze sokulmuş. Richard ile bu yabancı dünyaya adımımızı atıyoruz ve onun sayesinde biz de yeni şeylerler tanışıyoruz. Kitabın belki de en sevdiğim yanı buydu. Richard'ın karakteri de muhteşem olmuş. Fantastik ve çok ilginç şeylerin olduğu bu dünyaya girince "tamam kardeşim ben zaten hayatım boyunca hazırdım buna hadi gidelim X canavarını öldürelim" gibi klişe fantastik kahraman tavırları yok. Richard'ın odaklandığı şey hayatta kalmak ve bu dünyada neler
YokyerNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20191,132 okunma
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2020 14:27
Yokyer, Neil Gaiman’den okuduğum ikinci kitap. Yazarın tarzını çok beğeniyorum. Zaten fantastik ve bilim-kurgu tarzları favorilerimdendir. Koralin’i bir solukta okumuştum; bu kitap da aynı akıcılıkta bir kitap ve kendini okutuyor. Bence kitap, karakter ve olay açısından oldukça zengin. Okudukça, bolca farklı kahramanla tanışıyorsunuz. Ben kitabı okurken bazen Doctor Who dizisini izliyormuşum hissine kapıldım. Eh, Neil Gaiman’ın Doctor Who’nun bazı bölümlerini yazdığını da biliyorum. Bir ara bütün karmaşayı Doctor gelip çözecek diye bekledim. :) Kitap, iki farklı Londra’dan bahsediyor; yukarı Londra (bizim bildiğimiz Londra) ve aşağı Londra( fantastik olayların başkenti). Richard yukarı Londra’ya ait gayet sıradan bir insan ve hayatı rutinlerle kuşatılmış. Bir gün kız arkadaşı ile yemeğe giderken Richard, yaralı bir kız ile karşılaşıyor ve macera başlıyor. Çünkü bu yaralı kız aşağı Londra’nın hatırı sayılır leydilerinden Door’dur. İsminin de ele verdiği gibi Door bir kapı açıcıdır ve ailesini öldüren azılı katiller, Bay Croup ve Bay Vandamar, peşindedir. Richard, Door’a yardım ettikten sonra yukarı Londra’dan izi silinir ve artık aşağı Londra’ya ait olur. Ailesinin intikamını arayan Door ve eski hayatına geri dönmenin yollarını arayan Richard’ın yolları tekrar kesişir ve Marquis De Carabas ile Avcı’nın da yardımları ile aşağı Londra’da maceralar silsilesi yaşanmaya başlar. Serüvenin devamı ise kitabın satırları arasında sizleri bekliyor. Bu tarzı sevenlerden iseniz kaçırmayın. Keyifli okumalar dilerim.
YokyerNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20191,132 okunma
Keyifli bir şehir fantazisi
10/10
·368 syf.·
2020 53. kitabı
İş için İskoçya'dan Londra'ya taşınan ve burada kendisine bir hayat kuran Richard Mayhew, bir akşam önemli bir yemeğe giderken yolda yatan yaralı bir kıza denk gelir ve kurduğu düzenli hayatı ters düz olur. Tam bir şehir fantazisi olan kitabı okurken sanki Londra'nın sokaklarında yürüyormuşum gibi hissettim. Trafalgar Meydanı'nda güvercinlerin arasında yürüyüp British Museum'a konuk oluyorsunuz ve metro ile yolculuk yaparak maceranızda ileri atılmaya çalışıyorsunuz. Daha doğrusu Neil Gaiman'ın yarattığı harika karakterlerin bunları yapmasına tanık oluyorsunuz. Neil Gaiman yine harika karakterler yaratarak en önemli karakterle de en az bahsedilen karakterle de bağ kurmanızı sağlıyor, ki bu okumayı çok çok daha keyifli hale getiren bir etken. Ayrıca her zamanki gibi farklı bir konusu olan kitap, kendi türünde kolayca rakiplerinden ayrılabilecek nitelikte. Kitap aslında bir dizi senaryosu olarak kaleme alınmaya başlanıp sonradan romana dönüştürüldüğü için olsa gerek, hem karakterler hem olaylar hem de mekanlar okurken dizi izliyormuşsunuz hissiyatı veriyor gerçekten de. Neil Gaiman'ı övmelere doyamıyorum ama yine de kitabın akıcılığını vurgulamak istiyorum: Gaiman tarzı hem betimleyici sayılabilecek hem de sade bir anlatım mevcut. Yazardan Mezarlık Kitabı ve Koralin'i okumuştum daha önce. Bu iki kitabı daha çok genç yetişkinlere hitap edecek nitelikte olmasına rağmen Yokyer, anlatımı ve dili itibariyle diğer iki kitaptan ayrılarak yetişkinlere hitap edecek şekilde yazılmış. Okurken sık sık "Dizisi olsa çok güzel olurdu." diye düşündüm. Umarım bir gün böyle bir yapımı izleme fırsatı buluruz.
YokyerNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20191,132 okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2023 11. kitabı
Neil Gaiman hayalgücüne hayran olduğum bir yazar. Sandman benim için bir başyapıttır. Ancak bu kitap beni çok hayalkırıklığına uğrattı. Yaratılan evren, karakterler çok kuvvetli olsa da olay örgüsü 360 sayfayı hak edecek kadar iddialı değildi malesef. Elimde kitabın çizgi roman versiyonu olduğu için kitaptan iyice soğumadan yarıda bırakıp çizgi romanı okudum. Tam tahmin ettiğim gibi Neil Gaiman'ın kalemi, çizgi romanlar için biçilmiş kaftan, roman konusunda aynı şeyi söyleyemeceğim. Çizgi roman versiyonu tek başına gayet yeterli, ancak roman fazlasıyla uzun ve ağdalı. Olayın bir türlü ilerlememesi ve hiçbir heyecan uyandırmaması yarıda bırakıp çizgi romana geçmemin en büyük nedeniydi.
Edebiyat
YokyerNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20191,132 okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
Sehir fantezisi diyebiliriz bu kitap icin sanırım. Yolda yaralanmış bir karaktere yardım eden ana karakterimiz londra ile ilgili bilmediği şeyleri öğrenmeye başlar. Hikaye genel olarak merak uyandırıyor, çeviri biraz daha iyi olabilirdi, ama okunmaz değil. Yakın zamanda çizgi roman baskısı da çıktı kitabın aldım ama okuma fırsatım olmadı. Klasik bir Gaiman kitabı genel itibariyle. Ikinci kitabını da yazıyor yazar, ama mwrak etmeyin ilk kitapta da hikayenin finali oldukça yeterli.
YokyerNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20191,132 okunma

Yazar Hakkında

Neil GaimanYazar · 107 kitap
Sandman, Coralin, Stardust gibi modern fantastik kurgu edebiyatında iz bırakmış olan roman ve çizgiromanların yazarı. Fantastik kurgudan bilim kurguya, grafik romanlardan filmlere kadar geniş bir alanda ürün vermiş olan Gaiman; Hugo, Nebula, Bram Stoker gibi kurgu edebiyatının en prestijli ödüllerinin sahibidir. Neil Gaiman, Polonyalı Musevi bir ailenin çocuğu olarak, 10 Kasım 1960 tarihinde, Portchester, Hampshire, İngiltere’de dünyaya geldi ve Fonthill, Ardingly ve Whiftgift’in de arasında bulunduğu bir dizi Church of England okulunda eğitim gördü. Gençlik yıllarında, J.R.R. Tolkien, Edgar Allan Poe, Ursula Le Guin gibi fantastik kurgunun ve Roger Zelazny, Robert A. Heinlein gibi bilim kurgunun büyük ustalarının eserlerini takip etti. 80’li yılların başlarında gazeteci olarak çalışmaya başlayan Gaiman, bu sayede ileride kitaplarını basacaklarını umduğu basın dünyasının önemli isimleri ile tanıştı. İlk yayınlanan kitabı, Duran Duran adlı müzik grubunun biyografisiydi. Bir yandan farklı İngiliz dergilerinde makaleleri yayınlanırken, bir yandan da British Fantasy Society’ye yazdıklarını gönderiyordu. Kendisi gibi İngiliz olan grafik roman yazarı Alan Moore’dan etkilenek, grafik romanlar için senaryo yazmaya başladı. İlk olarak Moore’un yarım bırakmasının ardından Marvelman’i tamamlayan Gaiman, bu yapıttan sonra, Future Shock, Violent Cases, Black Orchield gibi erken dönem eserlerine imza attı. 1989 yılında, kendisine büyük ün ve servet kazandıracak olan Sandman’i çıkarttı. Dream karakterinin baş rolünde yer aldığı çizgiroman serisi, 1989-1996 yılları arasında 75 fasikül olarak piyasaya çıktı ve daha sonra yapılan eklemelerle birlikte 11 cilt olarak kitaplaştırıldı. Sandman sonrasında farklı çizgiroman firmaları için Elric, Lady Justice, Shadow Death gibi eserleri kaleme alan Gaiman, 2009 yılında, Batman R.I.P. serisi için yazdığı “Whatever Happened to the Caped Crusader” adlı çizgiroman senaryosu ile grafik roman piyayasındaki uzun süreli sessizliğini bozdu. Grafik romanların dışında uzun romanlar ve kısa hikayelerle düz yazı alanında önemli eserler veren yazar, Diskdünya’nın yazarı Terry Pratchett ile beraber yazdığı Good Omens ile dünya çapında üne kavuştu. 1990 yılında çıkan romanı, 1996 yılında Neverwhere, 1999 yılında, daha sonra sinemaya da uyarlanan Stardust ve 2001 yılında, en iyi eseri olarak bilinen Amerikan Tanrıları takip etti. Amerikan Tanrıları’nın başarısı üzerine, romanda ek bir karakter olan Anansi’nin adı altında, yeni bir roman kaleme alan Gaiman, Anansi Boys adlı bu roman sayesinde New York Times Best Seller listesinde bir numaraya kadar yükseldi. Yazarın son romanı, 2008 yılında yazdığı ve çocuklara yönelik olan The Graveyard Book (Mezarlık Kitabı) oldu. Gaiman’ın Anansi Boys dışındaki kitapları Türkçe’ye çevrildi. Amerikan Tanrıları adlı kitabının yazımı sırasında kendisine bir web blog’u açan Gaiman, eserlerinin yapım aşamasını ve hayatından kesintileri yansıttığı ve journal.neilgaiman.com adresinde bulunan blogunu açıldığı tarihten beri aktif tutmakta ve yazılarını haftalık olarak sürdürmekte. Minneapolis, Minesota, A.B.D’de, Addams Family House adını verdiği bir evde yaşayan yazar, eski karısı Mary McGrath’la olan evliliğinden Michael, Holly ve Madeleine adlı üç çocuğa sahip ve 2009 başından bu yana, şarkı sözü yazarı Amanda Palmer ile uzun dönemli bir ilişkisi var.