Yıllardır en sevdiğim yazar koltuğunda tereddütsüzce oturan Kazuo Ishiguro belliki bir süre daha ayağa kalkmayacak gibi. Yine örnek bir eser ortaya koymuş. Özetle; kitap Klara isimli bir yapay arkadaşın mağazadan Josie isimli küçük kız tarafından alınmasıyla başlar ve tüm kitap Klara'nın altısı üzerine kuruludur. Klara'nın tek görevi hasta olan Josie'nin arkadaşı olmaktır ancak Josie'nin durumu gittikçe kötüleşir.
*Spoiler Başlangıcı*
Kitap gördüğüm kadarıyla bilimkurgu olarak ele alınmış ancak Kazuo'yu niyetinin bilimkurgu yazmak hatta yapay zeka hakkında ahkam kesmek olduğunu hiç mi hiç düşünmüyorum. Bu kitap bir yapay zeka kitabı değil, insanlık kitabı. Anne'nin Klarayı seçmesi, Rick ve Josie arasındaki bağ, Anne'nin Sal için uyguladığı şeyi tekrar yapmaya kalkışması ve Klara'nın bu karara karşı çıkmamasına rağmen kitapta umut eden tek kişi Klara. Anne ve Baba o kadar umutsuzlar ki kızlarını kopyalatıyorlar (ki daha önce de yapmışlar), Josie ve Rick yollarının ya Josie'nin ölümüyle ya da Josie'nin üniversitesi nedeniyle ayrılacağından eminler ve umutsuzlar. Ne Güneşten, ne Josie'den, ne Rick'ten umudunu hiç kesmeyen tek kişi Klara. Kitabın genel olarak kaçırılan noktasının bu olduğunu düşündüm. Kitap bittiğinde aynı Klara gibi "Görevim Tamamlandı,İşim Bitti" gibi hissettim, yazar bunu nasıl başardı asla anlayamadım, o da onun alametifarikası. Dediğim gibi bu bir insanlık kitabı, insandan umudu kesmeme kitabı. Kitabın adına da dikkat ederseniz "Klara ile Josie" değil "Klara ile Güneş" çünkü Josie, Klara'nın umudunun amacı, ama Güneş umudunun kaynağı.
Kazuo Ishiguro
Ben sana rehber değil ancak yoldaş olabilirdim, fakat yolu ikimiz de bilmiyorduk, ve birbirimize yük olmaktan , birbirimizi şaşırtmaktan başka bir şey elimizden gelmiyordu