Cemal Kafadar dört makalesinin bir araya getirilmesiyle oluşan bu kitabında, dört sıradan kişiyi ele almıştır. Babasından kalan arazi üzerindeki haklarını korumak için 1521'de divân-ı hümâyuna başvuran Mustafa adlı yeniçeri; 1660-64 arasında İstanbul'da günce tutan Seyyid Hasan adlı derviş; ticaret için gittiği Venedik'te 1575'te ölen Ayaşlı Hüseyin Çelebi; rüyalarını kaleme alarak şeyhine mektupla gönderen ve bu yolla irşâd edilmeyi bekleyen Üsküplü Asiye Hatun.
Cemal Kafadar Hocayı ilk defa okuyorum kitap akademik tarzda yazılmış denebilir ama Tarih'e ilgi duyan okuyucular için biraz yorsa da okunabilir.
''Yunus gibi ölüm gerçeği ve ahiret üzerine düşünmek isteyenler felsefeye yönelse gerektir.Karacaoğlan gibi hayat ve dünya üzerine düşünmek isteyen ise tarihe...''
sözü tarihle ilgili insana güzel bir kapı açıyor
Bu kitapta Cemal Kafadar Hocanın farklı pencerelerden sıradan insanların gözünde Osmanlı Tarihine yolculuğuna şahit olacaksınız.Osmanlı Tarihinin de Türk tarihinden bir parça olduğunu ve koparılmayacağını çok güzel anlatmış
''Tarih yok olanla değil bir zamanlar var olanla ilgilidir'' sözü ile bitireyim iyi okumalar