·232 syf.····Okunma: 08 Aralık 2020 21:29 “Eril bir dünyada cesareti,çalışkanlığı ve zekasıyla yükselen bir kadın başkomiser;Sonay Taşer ve arka arkaya işlenen gizemli cinayetler. Erkeklerin hakimiyetindeki bir meslekte her gün yeniden kendini ispatlamaya çalışırken duygusal dünyasında geçmiş acılarını,kadın kimliği bastıran Başkomiser Sonay,seri bir katilin peşinde adalet kavramını da sorguluyor.”
Konuyu çok net söylüyorum:Pedofil maktuller.
Aslında cevabı çok net ortada olan bir soruyu sorarak başlamak istiyorum. Eğer bu insanlar adalet tarafından hak ettikler cezaları tamamen alıyor olsalar,katiller bu tarz bir girişimde bulunur mu? İnsan öldürmelerini tabii ki açıklamıyor ama herkesin “kendince doğru bulduğu” çözüm yolları vardır. Onlarınki de bu insanları ortadan kaldırmak. Ama zaten yazarımız arka kapakta bu sorunun cevabını da vermiş ve noktayı koymuş. Diyor ki: “Her katil suçludur. Fakat her maktul masum mudur?”,sözleriyle konuyu kapatmış.
Anlatımı kuvvetli,sizi içine çeken,katile dair hiçbir ipucu barındırmayan ve sonuna kadar merak unsurunu diri tutan harika akıcı bir roman Sessiz. Polislikle ilgili barındırdığı detaylar da öyle herkesin bilip yazabileceği türden değil,büyük bir emek var.
Sonay’ın kendi travmaları diyebileceğimiz sıkıntıları,Renan’ın ona olan hislerinden kaçışı,bıkkınlıkları,kendini suçlu hissedişi o kadar yoğun bir şekilde aktarılmış ki aslında biz de Sonayla beraber yoruluyor ve kitap bittiğinde onunla beraber derin bir nefes alıyoruz.
Kitabın konusu hem üzerine saatlerce konuşulabilecek hem de tek cümleyle bitirilebilecek bir konu. Çocukları taciz etmek fiziksel ya da psikolojik şiddet göstermek herkesin gözünde affı olmayan bir suç olmalı. Çocukların kendini savunamayacak kadar engeli de varsa biz daha da öfkeli olmalıyız çocuklar adına. Katil öfkesine yenik düşürüp öldüren taraftan olmuş. Adalete güvenmediğinden mi,yaşayanlarla beraber canı yandığından mı sorusunun ucu biraz açık. Sağlam bir adalet sistemi var mı gibi konulara girmeyeceğim çünkü birini öldürmek hiçbir şeyi açıklamıyor,ki ben zaten bunu yapanların o azapla,iğrençlikle bir yaşam sürdürmeleri ve gün gelip aynaya bakamamaları taraftarıyım.
İşte Sessiz sizi böyle sorudan soruya sürükleyecek,zaman zaman “Nasıl yapabilir ya?”, dedirtecek güçlü bir roman. Herkes bir şans verip biraz da olsa gerçek hayatta olanları görmeli.
Bazı yaralar geçmiyordu demek;kabuk bağlıyor,sonra o kabuk insanın tüm bedenini sarıyor,onu daha sert ve daha donum gösteriyor ama kabuğa dokundukça içerideki yaralar sızlamaya devam ediyordu.
• @dkyayinlari
• @elifgumus.official