Puan vermedi·544 syf.····Okunma: 15 Aralık 2020 00:08 Kitaba dair dilimin ucuna gelen fakat telaffuz edemediğim yakıştırmalar var. Zihinde değişik bir tad bırakan bir kitap oldu benim için.
Okumak için acayip heyecanlandığım bir kitaptı. Belki Atatürk gibi bir liderin yanından hiç ayırmadığı bir kitap oluşunu bilmek kitaba dair merakımı arttırdı, belki Feride'nin öğretmen oluşuyla özdeşleştirebileceğim taraflarımızın olacağı düşüncesi bilmiyorum kitaba dair uzun zamandır bende bir okuma isteği vardı.
Kitap, nişanlısının ihanetine uğrayan Feride 'nin Anadoluya öğretmen olarak kaçışını anlatan "naif" bir eserdi. Eserde Feride' nin yaşadığı zorlukları bu zorluklarla mücadele edişi güzel bir dille bizlere sunulmuş. Okurken hiç zorlanmıyorsunuz kitap adeta akıyor.
Kitabı okumadan kitabın Feride ile Kamran aşkını yoğun olarak işlediğini düşünüyordum fakat kitapta bu aşka "bence" çok az yer verilmiş. Ve açıkçası mutlu sonları seven biri olarak ilk defa bir kitabın mutlu sonla bitmesini istemedim. Feride 'nin hak etmediği bir ihanete uğrayıp sonunda tekrar Kamran' a dönüp onu affetmesi beni üzdü. Kitapta geçen şu kısım düşüncelerime ayna tutmakla birlikte Feride 'yi ve Feride gibi sevenlerin durumunu da özetler nitelikte:
" Şunu da tasrih edeyim ki bu işte seni zerre kadar düşünmedim. Hani gönlümün rızasıyla sana Feride gibi nadide bir kız değil evimin kedisini bile teslim etmezdim. Fakat gel gör ki bu deli kızlara söz anlatmak kabil değil. Sizin gibi toy, kalpsiz adamların nesini severler, bilmem ki... (Merhum Hayrullah) "