10/10
·490 syf.··
Beğendi
·
2020 75. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2020 01:28
Spoiler İçerir ! -Soğuk bir havada arabaya binip gazladıkça motoru ısındırma ve bir an önce motorun ısısından faydalanıp sıcak havayı teneffüs etme isteğiyle eş değer bir hırsla başlanılan bir kitap. -Belli bir bölüme kadar çok da farklı olmayan duygu iniş ve çıkışların olduğu düşük tonda başlayan bir gazel tadında olsa da , olay örgüsüne aşk , savaş , siyaset gibi konuların da müdahil olmasıyla biraz daha heyecanın arttığı bir muhteşem eser. 200 km/hız dan sonra açılan Ferrari gibi. Bu heyecan, ismi geçen siyasi , askeri, sanatçı vb. şahsiyetleri ara verip internetten araştırınca hızla yükseliyor ve bir anda eline bir kitap almış okuyan sıradan bir okuyucu olmaktan çıkıp Afganistan sokaklarında esen sıcak rüzgarın karşısında buluyorsunuz kendinizi . -“Kasetçalarda, Üstad Sarahang’ın bir gazeli.” derken Youtube’dan dinleyince de farklı oluyor tadı. Katmer üzerine şerbet gibi. Sözlerinden hiçbir şey anlamasam da bana kalbimin ve zihnimin kitabın özetini çıkartır gibi hissettirdi. youtube.com/watch?v=O8Vgsz0... -“Etsiz, sossuz pilav haşlanmış sade pirinç bile ender bulunan bir ziyafetti artık”, “Yılanın soktuğu adam bile uyuyabilir ama aç adam asla.” dediği günler yazarın… Açlıktan ölmenin ansızın yakın bir olasılık olup çıkması ve bazı annelerin ellerine geçen bir ekmeği doğrayıp içine fare zehri katıp tek tek evlatlarına yedirmesi ve en son lokmayı kendisinin yediği çaresizliğin hüküm sürdüğü bir zaman dilimi… -Kadının sadece cinsel bir obje, sadece bir et parçası gibi davranıldığı topraklar… Doğacak her çocuğun erkek olması ümidini taşıyan babaların sevinç duyguları ve kız evlat doğurma korkusu taşıyan kadınların korku hisleri… Babaların henüz doğmamış anne karnındaki evlatlarına erkek elbisesi aldığı topraklar, kız olursa erkek elbisesiyle dolaşan kız çocukları… - Narkoz olmadan karınları kesilerek ,sezeryanla, ameliyat olan kadınların çığlıklarının kulağınızda yankılandığı toprak Afganistan… -Flamingonun bacaklarını çıplak çizmenin yasak olduğu toprak Afganistan… -Vizontele filmindeki toprak altına gömülen televizyonun ’un başka bir sebeple yine aynı kaderi paylaşıp toprak altına gömüldüğü ülke Afganistan… - “Kabil’in insan eti yemeye alışık köpekleri kendilerine ziyafet çekecek düşen her füzenin çıkardığı toz bulutu altında.” şeklinde içinde bir cümle geçen bir kitaba konu olmuş toprak Afganistan… -Sokaklarda sokak lambasının olmadığı ama gecelerinin hep aydın olduğu, sokakların füzelerin ışığı altında aydınlandığı toprak Afganistan… -Evet burada anlatılanların fazlası yaşanmıştır Afganistan’da, yazar belki de insanın kaldıramayacağı kadar derinlere gitmemiştir, Dünyaya bu kadarını haykırmıştır belki de içindeki yaranın sızısını… Bir Alıntı ; " 'Şu ıslık sesi,' dedi Leyla Tarık'a, 'kahrolası vınlama; en çok ondan nefret ediyorum.'...Aslında ıslığın kendisi değil, diye düşündü kız daha sonra, başladığı anla çarptığı an arasındaki saniyeler. Muallakta kaldığını hissettiğin o kısa, bitmek bilmez süreç. Bilememek. Beklemek. Hükmü duymak üzere olan bir davalı gibi. Genellikle akşam yemeğinde oluyordu; Babi'yle ikisi sofradayken. Başlayınca, başlarını kaldırıyorlardı. Çatal havada, lokmalar ağızda, öylece durup ıslık sesini dinliyorlardı... Vınlama. Sonra patlama. Neyse ki başka yerde. Bırakılan soluklar; şimdilik kurtulduklarını ama bir başka yerde, çığlıkların ve kesif duman bulutlarının arasında bir çırpınmanın sürüp gittiğini, çıplak elle, deli gibi toprağı kazan, enkazın altında bir kız kardeşten, bir ağabeyden, bir torundan kalanı çekip çıkarmaya çabalayan birilerinin olduğunu bilmek." Buradan bize demokrasiyi, cumhuriyeti özgürlüğü kazandıran başta ATATÜRK olmak üzere tüm asil Türk evlatlarına selam olsun. Değerlerimize gönülden sahip çıkmak ümidiyle…
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,4bin okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.