GÖRMEK
Körlük'ün adi bilinmeyen ülkesinin adı bilinmeyen bir kendtindeyiz yine. Yaşanan "beyaz körlük" salgını üzerinden çok geçmemiş dehşetin hatırası hala canlı, mağdurlar hala yaşıyorken yeni bir felaket yeni bir olağandısi hal gelişiyor ülkede.
.
.
Beyaz salgın sürecinde boşalan hükümet için yeni seçimler yapılıyor, sandıklar kuruluyor. Fakat beklenmedik bir sey oluyor ayni beyaz körlükteki gibi oyların çoğu bembeyaz bir boşlukta çıkıyor sandıktan.
.
.
Hükümet bu olayın peşine düşüyor nasil olurda ülkede bu kadar boş oy çıkar, kimdir bu ülkenin hükümetsiz kalmasını isteyenler diyerek araştırmaya başlıyor fakat sonuç alamiyor ve sıkıyönetim ilan ederek ülke hukumetin başları tarafından terk ediliyor.Sonrasinda bakıyorlar ki hiçbir sey bekledikleri gibi olmuyor. Düzenin yokluğunda düzensizlik baş göstermeyince onu çıkarmak da yine siyasal erke düşüyor.
.
.
Kitap konu itibariyle yukarıda anlatılan gibi ama benim kitap hakkında ki yorumun ne derseniz ben körlük kadar heyecanli ilerlemedigini söylemek istiyorum başlarda seçim muhabbeti fazla uzayınca insan bir sıkılıyor ama sonlarında seçimin olumsuzluklarınin, körlük kitabında hicbir zaman kör olmayan kadınin üzerine kalması, kentin hükümetsiz kalmasinda etkisi olduğunu düşünmeleri üzerine olaylar gelişiyor.
.
.
Görüldüğü gibi "görmek" kitabi "körlük" kitabının devamı niteliğinde o sebeple eğer okuyacaksınız önce körlük sonra görmek kitaplarini okumanızı tavsiye ederim.