·224 syf.····Okunma: 16 Aralık 2020 19:59 “Üzerini Örttüğümüz Her Şeyin Altında Kalırız.”
Ahlaki yasalara göre yaşamamız gerektiğini düşünüp, kendi hissettiklerimizi görmezden gelirsek yani bu hislerin üzerini örtersek bu çelişkinin bedelini mutlaka bedenimiz öder. Beden, sıkıntılarını birtakım belirtiler veya hastalık yoluyla göstererek kişinin gerçek duygularını yaşamasına izin vermesini söylemeye çalışır. Çünkü beden rahatsızlığını ancak bu şekilde dile getirebilir.
Kitapta en çok kullanılan sözcük kalıplarından biri “Dördüncü Emir”. Anne-babaya hürmet göstermek anlamına geliyor. Miller, burada çocukken ebeveynleri tarafından istismar görmüş bireylerin, ileride sırf geleneklere bağlılıktan dolayı onları sevmeye çalışmasının yani affetmesinin kişiye yarar sağlamayacağını aksine bedenin buna birtakım hastalıklarla tepki verdiğini pek çok vaka örnekleri ile anlatmış. Hatta örnek verdiği kişiler arasında Kafka, Rimbaud, Nietzsche gibi önemli kişiler de yer alıyor, ki bu da konuyu daha ilgi çekici ve gerçekçi bir hâle getiriyor.
Kitap, genel olarak uygulanan terapi yöntemlerini dışarıda bırakan bir bakış açısını sunuyor. Uçuk fikirleri içermiyor, yalnızca gerçek olanın üzerinde duruyor ve bu gerçeği okurlarına mantıklı gerekçelerle veriyor. Kitap ilk olarak yaklaşık 16 yıl önce yayımlanmış, bence yeni sayılır. İleride daha da değerleneceğine eminim. Kitabın dili asla sıkıcı değil, oldukça akıcı. Farklı bakış açılarını okumayı seviyorsanız mutlaka okuyun derim ve şimdiden keyifli okumalar dilerim.