En sevdiğim alıntı ile başlamak istiyorum:
"Size ait değilim artık, içinizden biri değilim, ama yükseklerde ama diplerde dışınızda bir yerlerdeyim."
Kitabın kahramanı bir burjuva beyefendisidir. Bir gün hiç ummadığı bir zamanda sevgilisi tarafından terk edilir. O anda hiçbir şey hissetmediği fark eder...
Fark ettiği şeylerden biri de bu hissizliğin birçok konuda olmasıdır.
Duyarsız ve hissiz bir insan olmaktan hem rahatsızlık duyar hem de bu durumun kendi yaşantısında bir dönüştürücü olduğunu fark eder.
Maddi yönden zengin olsa da insan manevi açıdan boşlukta ise yaşamının bir değeri olmuyor. İllaki buhranlar, huzursuzluklar yaşıyor.
Yazar kitabın sonunda:
"...ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar. "
Kitaplarla kalın...♡