·220 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Aralık 2020 02:00 Merhabalarrr nasılsınız, neler okuyorsunuz/ izliyorsunuz? Dopdolu bir kitabın yorumuyla karşınızdayım. Salman Khan- Dünya Okulu. Ha-ri-ka bir kitap. Salman Khan bildiğiniz üzere khanacademy’nin kurucusu. Bu akademi ise şöyle nitelendiriliyor: Eğitimde fırsat eşitliği için, herkes, her yerde, dünya standartlarında, ücretsiz eğitim. Gayet cüretkâr ve imkansız gelebilir. Khan bile kendine başlarda inanmıyordu. Ama şu anda milyonlara ulaşıyor! Ve manşetlerde “Bill Gates’in en sevdiği öğretmen” olarak nitelendirildi. Ne büyük gurur kaynağıdır kim bilir! Kitap khanacademy’nin kuruluşu ile herkese motivasyon kaynağı olacak maceralar başlıyor. Kitapta neredeyse eğitim alanında her konu ele alınmış. Ödevler, not sistemi, sınıfların şubelere ayrılması ve bunun neden yaşlara göre yapıldığı, yaz tatili, üniversitesinin durumları, eğitimde teknolojinin yeri ve etkileri, bir sınıftaki öğretmen sayısı, yapılan sınavlar ve değerlendirmeler, konuların işlenişi ve sıralanışı vs. gibi konulara değinilmiş detaylıca. Mesela sınıflar neden şubelere ayrılıyor ya da yaz tatili neden üç ay, buna gerek var mı, sınavlar yeterli mi gibi birçok sorunun cevabını alacaksınız. Ayrıca “gelecekti okul” hakkında Khan’ın kafasında oluşturduğu düşünceler o kadar etkileyici ki... Hayran kaldım açık konuşmak gerekirse ve koca bir “keşke” dedim. Çünkü teknoloji artık dünyanın odak noktası ve hepimizin hayatında fazlasıyla yer alıyor. Eğitimin dünya üzerinde etkisi yadsınamayacak kadar çok ama teknolojinin de eğitim üzerindeki etkisi bir o kadar büyük. Khan’ ın şu sistem böyle olsaydı, aklımdaki sistem bu demesiyle (kitabı okuduğunuzda detaylıca öğreneceksiniz) aslında teknoloji ile eğitimin müthiş harmanlanması sonucu oluşan uyumu harika açıklamış. Bir hayal gibi geliyor bana. Gerçekleşir belki ama yıllaaarrr sonra. Görür müyüz bilmem. Ama bu konuda haksız çıkmayı o kadar çok isterim ki! Nasıl bir sistem olduğundan kısaca bahsedeyim: Müfredatlar belli bir zaman dilimine sıkıştırılmayacak, öğrencinin o konuyu “tam öğrendiği” zaman başka konuya geçilecek. Peki öğrencinin tam öğrendiğini nasıl anlayacağız diyorsanız biliyorsunuz ki genelde %75-80 öğrenme gelecek konuya geçmek için yeterli. Fakat bu olan sistemimizde geçerli. Khan’ın sisteminde bu %100 olmalı. Bunun %100 olduğunu da birtakım teknolojik materyallerle ölçmek hedeflenmiş. Mesela üç ay yaz tatili olmayan ve her sınıfta 75-80 öğrenci ve 3-4 öğretmen olan “karma” sınıflar hayal edin. Ayrıca öğrenci belli zamanda değil de (sınırlandırılmış sürede) istediği zaman tatile çıksın ve konuyu kaçırma gibi derdi kalmasın. Neden mi? Çünkü öğrenci kendi planını kendi yönetiyor teknoloji sayesinde oluşan yazılımlarla. (Burada bahsedilen khanacademy) Bu sistemde öğretmenin pasifleştiğini düşünüyorsanız ki ben de öyle düşünmüştüm ilk başlarda Khan açıklamış: Bu sistem öğretmenleri pasifleştirmek için değil daha aktif öğrenciler yetiştirmek için öğretmenlerin daha aktif olmasını sağlamak planlanıyor. Daha birçok “akılda oluşmuş ve kitaba dökülmüş” planlar yer alıyor eğitim hakkında. Buraya hepsini yazmam mümkün değil. Açıkçası teknolojiyle böyle iç içe olmaya devam edeceğimiz aşikar. Zaten kapakta da yazdığı gibi “eğitimi yeniden düşünmek” gerekiyor bu açıdan. Bu nedenle mümkün olduğunca her eğitimcinin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap. Okuyun, okutturun. Kitapla kalın.