Gazi, cevap verdi:
."Bunlara tahammül edeceğiz. Başka çare yoktur. Bugünkü manzaramız aşağı yukarı bir dictature manzarasıdır. Vakıa bir Meclis vardır, fakat dahil ve hariçte bize dictateur nazariyle bakıyorlar.
Geçen sene Ankara'yı ziyaret eden Alman muharrirlerinden Emil Ludwig bana şekl-i idaremiz (yönetim şeklimiz) hakkında tuhaf sualler sormuş ve diktatörlüğümüze kanaat ederek geri dönmüş ve bu kanaatini de yazmıştır.
Halbuki ben cumhuriyeti şahsi menfaatim için yapmadım. Hepimiz faniyiz. Ben öldükten sonra arkamda kalacak müessese bir istibdat müessesesidir. Ben ise, millete miras olarak bir istibdat müessesesi bırakmak ve tarihe o surette geçmek istemiyorum
Bütün müşküllere katlanacağız. Sizin dostluğunuza, ahlakınıza, malumatınıza itimadım vardır. Mesele memlekette cumhuriyetin şahısların hayatına bağlı kalmayarak kökleşmesidir, Siz bu işi deruhte etmelisiniz (üstlenmelisiniz)."