·194 syf.····Okunma: 20 Aralık 2020 00:57 Kitapla ilgili söylenecek çok fazla cümle varken gördüğüm incelemelerin, değinilecek pek çok noktaya değindiğini düşünüyor ve bu kitabı incelemek yerine bana hissettirdiğinden bahsetmek istiyorum:
İşe Yarar Bir Şey isimli güzide filmi izlerken gördüğüm o yolda, arayışta olma hissini kitabı okurken de hissettim. Filmin final sahnesinde bana geçen buruk ve sakin mutluluk, alışıldık büyük bir final olmadan gündelik bir finalin getirdiği iç açıcı duyguların benzerlerini Tarihi Kırıntılar'ın son kısmında da iliklerime kadar hissettim. Gözümde canlanırken Kalamış Parkı'nda kısa konuşup uzunca etrafı izleyen o arkadaş grubu, o uzun sessizliklerde onların sessizliğine eklenen sokak/deniz/park/insan/İstanbul sesi de kulağımdaydı. Vakit bir mart ayıydı ama güneşin ışıldadığından emindim.
Barış Bıçakçı ile aynı dönemde yaşayıp onun bir araya getirdiği sözcükleri ana dilimle okuyabildiğim için şanslı olduğumu düşünürüm yıllardır. Benim gibi şanslı olan sizler de buram buram Ankara kokan fakat sürekli "yolda" ve böylelikle her yerde olma halini anlatan bu kitapta, bir kardeşin ablasının gidişinin ardından yapabildiği en iyi şeyi yapıp yazmasını okuyacaksınız. Yakın geçmişimizdeki tarihi olayları bir de yazarın kaleminden okuyacak, kırıntıları bir arada gören serçeler gibi hissedeceksiniz belki yazarın da dediği gibi.