·136 syf.····Okunma: 27 Ağustos 2016 19:33 Sabahattin Ali olmak;Sadeliğin insanda bıraktığı sıkıcısiz etkidir.İnsaniyetini anlatarak edebi olmaktır.Yapmaciksiz...kendinden emin olmadan özgüvene sahip olmak,çekingen olmak,içine kapanık olmak,yalnız olmak ama tüm içtenliğiyle insanlığa sarılmaktır.İnsanligi bize koklatmaktir Sabahattin Ali olmak.Sahi köyü bile insanlaştırmamış mıydı,Ona bile ruh katmamış mıydı?Şu sozlerden de anlaşıldığı üzere "Gitgide daha da kuvvetlenen keskin bir gubre kokusu beni daha cok buraya yaklaştırdı.Koy yasayan,çalışan bir mahlûktur ve bu koku onun ter kokusudur."Aşkı en iyi anlayan adam...İnsanligi tanimistida ondan.Bu yüzdendir ki onun anlattığı askı dipdiri bir insan gibi görüyoruz.Duran Dünyadan farklı olarak onun bakis acısından dünyaya farklı acılardan bakıyoruz.Halbuki anlattıkları en basitinden insanlardı. Sabahattin Ali'nin yeni dünya adlı hikaye kitabında öykülerin hepsi ya belirsizce yada kotu sonla bitiyordu.Gercek yasamda filmlerdeki gibi Mutlu sonla bitmez sonrası ne kadar huzurlu geçerse gecsin(bu pek mümkün olmaz) yasamın sonunda ölüm vardır.Bu yuzden hikayelerin dramatik tarafları oldugunu düşünmüyorum.Bunun disinda ilgimi çeken noktaysa birçok hikayenin aynı Kahraman'la anlatılmış gibi olması oldu.Sanki karakter değişmiyorda yalnız ismi değişiyor gibiydi.Her hikayeyi tek kelime ile anlatmam gerekirse : Asfalt yol;nankörlüktü. Çaydanlık;ironikti. Ayran;masumluktu. Isıtmak icin;zorluktu. Selam;dusuncesizlik. Yeni dünya;hırs. Bir konferans;tipik. Sulfata;çabalamak. İki kadın;acayiplik. Hasanboguldu'da ;Bilindikti. Öykuculukte Sabahattin Ali'nin ve Sait Faik'in üstüne öykücü tanımıyorum.