8/10
·266 syf.··
Beğendi
·
2020 29. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2020 22:45
Ütopyaların, distopyaların en güzel yanı; ya olursa’ları ya da ya olmazsa’ları hayal edebileceğimiz kapıları aralaması. Bir dünyaya ait olup aynı gökyüzünde başka bir dünyada yaşamak. Ve aslında işin özünde her ikisine de ait olamamak. Ne tanıdık ve ne korkulası bir yaşam! İnsanın kendi içinde hissettiğinden çok daha somut ve çok daha gerçek bir ayrışmayı görüyorsunuz. Ve her olası gelecekte, bağın kopmasından korkan yazarın yaptığı gibi bu kitapta da ayrıklar var. Tüm dünya dönüşürken dışarda kalanlar, bırakılanlar ya da dışarıda kalmayı seçmiş olanlar. Sanırım biz okurlara ulaşmanın bir yolu bu. Bizim gibi olanları da hikayenin bir yerlerine koyup taraf seçme şansı sunmak. Ya da seçmeyip varolan düzeni sevme olanağı yaratmak. Kitabı anlatmadan kitap üzerine söyleyebileceklerim sanırım bu kadar. Dilerim sizler de okur ve seversiniz. Ya da sizler de okur ve ürkersiniz. Ama her ne olursa olsun, duygularımız görece kendi kontrolümüzdeyken hissedersiniz. Her ne olursa.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
·
28 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Benim bi sorum olacaktı? :) Sence bu kitapta sistemin içinde kalanlar yani cesur yeni dünyada yaşayanlar orada olmayı kendileri mi seçmiş yoksa onlar zaten bu dünyada yaşamaktan başka bişey bilmedikleri için mi orada yaşıyorlar? Zihinleri, becerileri, işleri bile onlar daha doğmadan onlar için seçilmiş durumda değil mi? Aynı şey vahşiler içinde geçerli. Bir vahşi hiçbir zaman yeni dünyada olmak istememiş. Yoksa bizde bize öğretilenin ya da dayatılanın kendi seçimimiz olduğunu mu sanıyoruz?
Tuğba Öztürk
Gönderi Sahibi
Soru cevabı içinde çokça barındırmış aslında:) ve bence tercih hakkımız tercih etme becerimiz kadar ve tercih becerimizi de güvenli ölçü dışında vermiyorlar gibi geliyor bana :) paylaşımı çok geç görmüş olsam da fikrim senin sorunla ortak çevrelerde takılıyor. Sonuçta aykırılıkların bile ortaklaştığı bi denklemdeyiz.