GÜL YETİŞTİREN ADAM
Rasim Özdenören’in ilk okuduğum kitabıdır. Bizlere yeni ve eski /Kazandıklarımızı “zan” etmiş lakin asıl /Kaybedişimize dokunuyor. Savaşımızda, mücadelemizde ZAFERİMİZİN MAGLUBİYETİNİ anlatıyor.
Yazarımız bizlere iki hikayeden bahsediyor.
**Yaşadığımız modern hayatın batı dünyasında / günümüze nasıl tesirler olduğunu teşhir etmektedir.
Geriliğin huzuru/ modernitenin huzursuzluğunu ,teknolojiyle ,bedenle ,dünyayla yani batıyla dedikleri mimsiz medeniyetsizkikleriyle insan soyunun geldiği hali gözler önüne seren bir romandır.
Anlatılan iki hikayeden birincisi; Kurtuluş savaşında kardeşlerini kaybetmiş, mücadelesinin sonuçsuz kalmasıyla kendini elli yıl boyunca eve kapatan gül yetiştiren adamdan bahsetmektedir, Elli yıl sonra uğrunda savaşılan değerlerin yok oluşuna dayanamayan adamdan bahseder.
Bir değeri ise, aslı olandan kendi kültürüden , medeniyetinden uzaklaşmış medeniyetsizlik içinde yok oluştan bahseder.
Kitap şunu güzel özetlemiştir. Uğrunda verilen mücadelenin namus ,din ,değerler için … mücadele edilen, feda edilen hayatların yanından=> MEDENİYETİN BAGRINDAN KOPUP MEDENİYETSİZTE BATAN/KAYBOLAN HAYATLARI …
Vakti olanlar için okunabilecek bir eserdir.
Vesselam…