Gönderi

8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2020 43. kitabı
1800lerin başında yazılmış bu kitap, bize tamamen o dönemki Fransa'yı yansıtıyor. 1789 İhtilal'inin hemen ardından kaleme alınmış bu eserde, kilise baskısının insanın anlam arayışında nasıl bir etkisi olduğunu birinci ağızdan okuyoruz. Uzun yıllar boyunca sorgulaması yasaklanmış, baskıyla bir şeylere inandırılmış halk artık düşünmeye ve sorgulamaya başlamıştır. Sorgulayan insan mutsuzluğa açıktır. Sorgulayarak yıllar boyunca inandığı tüm temelleri sarsar ve böylece temelinden sarsılan inancı, yerini boşluğa bırakır. Bu durumu Obermann kitabıyla yakından gözlemleme şansımız oluyor. Karakter şehir şehir dolaşarak içindeki sonu gelmez boşluğu doldurmaya çalışıyor ve insanlara karşı oldukça umutsuz bir yaklaşımı var. İçinde biriken bu sıkıntıyı doğaya kaçarak atmaya çalışıyor. Doğanın güzelliğiyle kendini tatmin etmeye çalışıyor. İhtilal sonrası yaşanan büyük buhranın tüm izleri bu karakterde karşımıza çıkıyor. Kahramanımız benlik arayışı içinde, kendi değer yargılarını yeniden inşaa etmeye çalışıyor, hayatı yeniden anlamlandırmaya çalışıyor. Tamamen toplumun aynası olan bir eser. Bunlara ek olarak, oldukça eski bir kitap olduğu için çevirisi de bir hayli eski. Bu yüzden kitabın akıcılığı konusu biraz tartışmalı olabilir. Günümüz türkçesine biraz uzak bir çeviri diyebiliriz, bu durum okurken insanı biraz sıkabiliyor. Tarihle ilgilenen, özellikle ihtilal sonrası toplum psikolojisini anlamak isteyen herkesin zevkle okuyacağı bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Edebiyat
ObermannSenancour · Milli Eğitim Bakanlığı · 196116 okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.