Lüzum hissettiğimiz mıntıkalarımızı ne vakit yok edeceğiz ...
Eski topluluklarda sömürenleri her daim dışarda aranılan olurdu lakin artık sömürücüler değil bir yıgın kan emiciler peydahlanmış durumda...
Öyle değil mi kardeşim!
Kendi kendimizi dahi sömürüp yok etmiyor muyuz ...
Bu tarz kitapları okurken öz eleştiri yaparak okumalısın.
(Maddi ve Manevi kaybedişler)
Kitabın ilk kısmın'da Sultan Abdülmecid zamanında Bahriye kaymakamların'dan olan Mustafa Bey'in gözlemlerinden bizzat kendisi anlatıyor.
Eski Türkçe ağırlıklı bir dilde anlatıyor ve bizimde özümüze olan uzaklıgımızı seriyor.
Sonrasında ise misyonerlerin Osmanlı'yı ,Müslümanlığı yani hakikati yıkmak için yok etmek için planlarından bahsediyor.
Misyonerlerin özü kaybetmek için hedeflerinin neler olduğunu başlıklar halinde bizlere aktarıyor.