8/10
·208 syf.··
2020 10. kitabı
Marcus Aurelius'un ''Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın hatırlanandan farkı yok.'' sözünden alıyor kitap başlığını. Ne yalan söyleyeyim bu sözden ben de çok etkilendim tabii üzerine biraz düşündükten sonra. Normalde bir kitabı bitirmem en fazla bir hafta sürerken, ikinci olarak bu kitabını okuduğum Irwin D. Yalom'un diğer kitabı Nietzche Ağladığında kitabını bitirmem aylar sürmüştü. Orada biraz daha fazla psikolojik terim kullanılmıştı belki de ondan. Günübirlik Hayatlat fazla kalın olmadığından hızlıca okurum diye tahmin etmiştim ancak bu kitap da aylarımı almasa da haftalarımı aldı. Bunda ise nedenini hala bilemiyorum. Lise yıllarımda psikoloji bölümünü çok istememin nedeni, Bir Psikiyatristin Gizli Defteri kitabını okumamdı. Şimdilerde çok hatırlamasam da yazar, birbirinden gerçek hayatta karşılaştığı birbirinden ilginç psikolojik vakaları anlatmış ve ben o hikayelere gerçekten hayran kalmıştım. Günübirlik Hayatlar'dan da böyle hikayeler beklediğim için açıkçası kitabı bitirince birazcık hayal kırıklığı yaşadım. Kitapta daha çok her psikiyatristin karşılaşabileceği durumlar anlatılmış. Bir hikayesinden örnek verecek olursam, psikiyatriste gelen ölmek üzere olan bir hasta, yaşamda anlam arayışına çıkıyor ve yazar hastayla aralarında geçen konuşmaları özet geçerek anlatıyor. Sıkıcı mı diye soracak olursanız kitabın hiçbir yerinde sıkılmadım, bütün kitabı yavaş da olsa büyük bir ilgiyle okudum. Belki de psikolojiye karşı ilgili olmamdandır. Son olarak diyeceğim şu ki; kitabı okumazsanız çok büyük bir kayba uğramazsınız elbet amaa eğer ki benim gibi psikolojiye meraklıysanız ya da psikoloji okuyorsanız mutlaka okumalısınız derim :) Çünkü on gerçek psikoterapi hikayesinden oluşan bu kitapta psikolojiye dair sizi gerçekten bilgilendirecek yazılar var.
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
·
22 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.