Puan vermedi·635 syf.··
2020 39. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2020 22:07
İspanya iç savaşını konu alan roman, savaşın ve aşkın kitabı Çanlar Kimin İçin Çalıyor… İspanya'da Cumhuriyetçi rejim bir saldırı hazırlığı yapmaktadır. Saldırının yapılacağı bölgede işlevsel olarak önem taşıyan bir köprü bulunur. Köprü patlatılacak ve saldırı sırasında faşistler bu yolla kaçamayacaklardır. Bu görev için Amerikalı Robert Jordan seçilir. Robert Jordan dağa çıkarak Cumhuriyetçi gerillalarla köprüyü patlatmak için iş birliği yapar. Gözü görevinden başka bir şey görmeyen Robert burada Maria'ya aşık olur. Artık onun için görevinin yanı sıra gelecek düşleri de vardır. Bu hayallerin gerçek olmayacağını bile bile birlikte hayal kurarlar. Maria'nın annesi ve babası gözünün önünde öldürülür, kendisi de faşistler tarafından işkence görür saçları kesilir ve tacize uğrar. Yine bir patlama esnasında gerillalar tarafından kurtarılır ve böylelikle dağa çıkmış olur. Tam da sevgiye en çok ihtiyaç duyduğu anda Robert Jordan karşısına çıkar. Dağların tepesinde yeşeren bu aşk ikisi içinde özgürlüğün ışığıdır aslında. Yazar tüm kahramanları öyle güzel tanıtır ki bize. Hepsinin kişilik özelliklerini, düşüncelerini gözler önüne serer. Kahramanların iç konuşmaları birçok konunun açığa çıktığı bölümlerdir. Özellikle Robert Jordan'ın kendi kendine konuşmalarında, çelişkiye düşmesi, düşüncelerini kontrol edememesi, tüm korkularına rağmen görevini her şeyden üstün tutması ve Maria'ya olan aşkını en çok da kendine anlatması buna örnektir. Robert Jordan'a yardım etmek için yanında bulunan yaşlı Anselmo cumhuriyeti ne kadar savunuyorsa bir insanı öldürmeye de o kadar karşıdır, karşısındaki faşist olsa bile. Tüm diyaloglarda belli bir mesaj verilir. Anselmo ile Robert Jordan'ın diyaloglarında savaşın vahşeti, acımasızlığı, yakıp yıkıcılığı, kim olursa olsun ne yapmış olursa olsun bir insanı öldürmenin verdiği dehşet hep ön plandadır. Savaşın bu soğuk yüzüne karşın görev her zaman yüceltilir. Ne olursa olsun cumhuriyet kazanmalıdır. Şimdiye kadar gördüğüm yorumlarda okuduğum kadarıyla Hemingway'ın yaptığı uzun betimlemelerle romanı sıkıcı hale getirdiği söylenmiş. Bu düşünceye katılmamakla birlikte yapılan betimlemelerin romana realist bir bakış açısı getirdiğini düşünüyorum. Yazar bu şekilde romanda yaşatıyor okuru. Bu sebepten kitabın filmini izlediğimde de şaşırdığım bir nokta olmadı. Hemingway'in hem karakter tasviri hem de coğrafya tasviri ile romanı daha üst bir seviyeye taşıdığını düşünüyorum. Romanın ismine de kısaca değinmek istiyorum. Kitabın adının şair John Donne'ın bir katedralde başrahip olduğu dönemdeki vaazlarından birinden alıntı olduğunu söyleniyor. John Donne'nin bu vaazı kitabın sunuş bölümünde de bulunuyor. Ada değildir insan, bütün hiç değildir bir başına; anakaranın bir parçasıdır, bir damladır okyanusta; bir toprak tanesini alıp götürse deniz, küçülür Avrupa, sanki yiten bir burunmuş, dostlarının ya da senin bir yurtluğunmuş gibi, ölünce bir insan eksilirim ben, çünkü insanoğlunun bir parçasıyım; işte bundandır ki sorup durma çanların kimin için çaldığını; senin için çalıyor. "John Donne"
Çanlar Kimin İçin ÇalıyorErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 202514,5bin okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.